<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iklim &#8211; Yeni Ekip Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://yeniekipgazetesi.com/etiket/iklim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yeniekipgazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Feb 2026 22:10:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://yeniekipgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-Yeni-Ekip-32x32.webp</url>
	<title>iklim &#8211; Yeni Ekip Gazetesi</title>
	<link>https://yeniekipgazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜSİKON’dan Tarımda Stratejik Hamle: Gediz’de Topraksız Tarım Yatırımı Başlıyor</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/tusikondan-tarimda-stratejik-hamle-gedizde-topraksiz-tarim-yatirimi-basliyor-h71763.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/tusikondan-tarimda-stratejik-hamle-gedizde-topraksiz-tarim-yatirimi-basliyor-h71763.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 22:10:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Beşiktepe]]></category>
		<category><![CDATA[Başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktepe]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz’de]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz’de Topraksız Tarım Yatırımı Başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Başkan Orhan Beşiktepe]]></category>
		<category><![CDATA[hayırsever iş insanı Orhan Beşiktepe]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim kontrollü]]></category>
		<category><![CDATA[ileri sulama sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[iş insanı Orhan Beşiktepe]]></category>
		<category><![CDATA[KONYA]]></category>
		<category><![CDATA[KÜTAHYA]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan]]></category>
		<category><![CDATA[ORHAN BEŞİKTEPE]]></category>
		<category><![CDATA[seralar]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Hamle]]></category>
		<category><![CDATA[SULAMA]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[Tarımda Stratejik Hamle]]></category>
		<category><![CDATA[TOPRAKSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Topraksız Tarım Yatırımı]]></category>
		<category><![CDATA[Topraksız Tarım Yatırımı Başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİKON]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİKON GENEL BAŞKANI ORHAN BEŞİKTEPE]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİKON’dan Tarımda Stratejik Hamle]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİKON’dan Tarımda Stratejik Hamle: Gediz’de Topraksız Tarım Yatırımı Başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[YATIRIM]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımcı Orhan Beşiktepe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazetegazetesi.com/tusikondan-tarimda-stratejik-hamle-gedizde-topraksiz-tarim-yatirimi-basliyor-h85173.html</guid>

					<description><![CDATA[Kütahya’nın Gediz ilçesinde modern tarım teknolojilerine dayalı büyük ölçekli bir yatırım hayata geçiriliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya’nın Gediz ilçesinde modern tarım teknolojilerine dayalı büyük ölçekli bir yatırım hayata geçiriliyor. TÜSİKON öncülüğünde planlanan topraksız tarım projesi, bölge ekonomisine katkı sağlamanın yanı sıra istihdamı artırmayı ve sürdürülebilir üretim modelini yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p>
<p>Proje kapsamında kurulacak tesislerde iklim kontrollü seralar ve ileri sulama sistemleri kullanılacak. Geleneksel tarıma kıyasla daha az su tüketimi ve yıl boyunca üretim imkânı sağlayan sistem sayesinde yüksek verimli sebze ve yeşillik üretimi yapılması planlanıyor. Uzmanlara göre bu model, hem iç pazarda arz güvenliğini güçlendirecek hem de ihracat potansiyeli oluşturacak.</p>
<p>Başkan Beşiktepe yatırımın yalnızca üretimle sınırlı kalmayacağını; lojistik, paketleme ve teknoloji altyapısı alanlarında da yeni iş fırsatları doğuracağını belirtiyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin modern tarım merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.</p>
<p>TÜSİKON Genel Başkanı Orhan Beşiktepe yaptığı açıklamada, “Bu yatırım sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda geleceğin tarım modelinin somut örneğidir. Amacımız sürdürülebilir, verimli ve katma değerli üretimi yaygınlaştırmaktır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT- KÜTAHYA</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/tusikondan-tarimda-stratejik-hamle-gedizde-topraksiz-tarim-yatirimi-basliyor-h71763.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>bazı iklim değişikliği gerçekleri şöyle</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/bazi-iklim-degisikligi-gercekleri-soyle-h24511.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/bazi-iklim-degisikligi-gercekleri-soyle-h24511.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 06:12:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bazı iklim değişikliği gerçekleri şöyle:]]></category>
		<category><![CDATA[elma]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/bazi-iklim-degisikligi-gercekleri-soyle-h24511.html</guid>

					<description><![CDATA[Elveda Demeden Bilim adamlarına göre atmosfere salınmakta olan insan kaynaklı sera gazı emisyonları azaltılmadığı takdirde birçok alışkanlığımıza veda etmek zorunda kalacağız. İklim değişikliğinin etkileri belirtildiğinde genellikle akla ısı dalgaları, kuraklıkların desen verdiği çorak araziler, eriyen buzullar üzerindeki kutup ayıları ve yavaş ama kendinden emin olarak yükselen deniz suyu geliyor. Her ne kadar bu gerçekliklerin çoğu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Elveda Demeden</p>
<p>Bilim adamlarına göre atmosfere salınmakta olan insan kaynaklı sera gazı emisyonları azaltılmadığı takdirde birçok alışkanlığımıza veda etmek zorunda kalacağız.</p>
<p>İklim değişikliğinin etkileri belirtildiğinde genellikle akla ısı dalgaları, kuraklıkların desen verdiği çorak araziler, eriyen buzullar üzerindeki kutup ayıları ve yavaş ama kendinden emin olarak yükselen deniz suyu geliyor. Her ne kadar bu gerçekliklerin çoğu insanlara günlük hayatlarının dışında birer görsel olarak gelse de felaketin dolaylı etkisi aslında çok yakınımızda hissedilecek.</p>
<p>Hayatlarımızı yaşanmaz hale getirecek ve bizi bazı alışkanlıklarımızdan mahrum bırakacak bazı iklim değişikliği gerçekleri şöyle:</p>
<p>Kahve keyfi sona eriyor</p>
<p>Dünya üzerindeki milyarlarca kahve sevdalısına kötü haber: Artan sıcaklıklar, kahve çekirdeklerinin gelişmesini engelleyen öldürücü mantarın önlenemeyebilir bir oranda yaygınlaşmasına neden oluyor. Geçtiğimiz yıl İngiltere’de Botanik Birliği tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre Arabica, dünyanın en çok tüketilen kahve çekirdeği, 70 yıl içinde yok olabilir. İki kahve çekirdeği türünden biri olan Arabica, dünya kahve ihtiyacının % 70’ini karşılıyor ve genellikle yüksek yerlerde yetişiyor. Kahve pası olarak bilinen literatürdeki adıyla Hemileia vastatrix kahve ağaçlarının üzerinde büyüyor ve onların gelişmesini engelleyerek öldürüyor. Özellikle son yıllarda Güney Amerika’daki kahve üretimini büyük ölçüde engelleyen bu mantar hastalığı için gereken ilaçlama da bölgedeki kahve üretiminden sağlanan gelire kıyasla çok yüksek. Aynı zamanda ilaçlamada doz aşımı olduğu durumlarda da kahve çekirdeğini öldürebiliyor. Bölgedeki sıcaklıkların artmasıyla da mantar, ilaçlara direnç kazanıyor ve beklenilmedik ölçülerde büyüyebiliyor. Dünyada 25 milyon insan kahve yetiştiriciliğinden geçimi sağlıyor. Bu rakam, eğer önlem alınmadığı takdirde gerçekleşecek bir kahve krizinin aynı zamanda ülke ekonomilerinde yaratacağı küresel maliyet hakkında fikir veriyor.</p>
<p>Elmanın tadı kaçtı</p>
<p>Artık marketten aldığınız elmanın size çocukluğunuzda yedikleriniz ile aynı tadı vermediğini düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Hafızanız sizi yanıltmıyor; havaların yeteri kadar soğumaması elmaların geleceğini tehlikeye atıyor. Günümüze ait ve 1970’lerden kalma Fuji elmalarını test eden Japon bilim adamları, artık elmaların daha yumuşak olduğunu ve elmalara kendine has tadını veren malik asit konsantrasyonunun ise gittikçe azaldığını keşfetti. Bunun nedeni ise artan sıcaklıklar nedeniyle elmaların gereken zamandan daha erken olgunlaşması. Ayrıca günümüzün elmaları hastalıklara daha kolay yakalanabiliyor, bu da daha olgunlaşmadan yumuşayarak ağaçtan düşmelerine neden oluyor. Sıcaklıkların başka bir etkisi de böcek türlerinin üremelerini arttırması. Bu da elmalarda kurtlanma sorununu arttırıyor. Türkiye, kişi başına tüketim miktarı 20 kilogram olarak dünyanın en fazla elma tüketen ülkeleri arasında yer alıyor. Eğer küresel sıcaklıklar bu şekilde artmaya devam ederse gelecekte daha az ve tatsız elmalar yemeye mahkûm kalabiliriz.</p>
<p>Evde daha fazla vakit geçireceğiz</p>
<p>Hafta sonlarında veya tatillerde yapılacak en güzel faaliyetlerden biri şüphesiz yeşil alanlarda zaman geçirmek. Araştırmalar da doğa ile iç içe olmanın insan psikolojini rahatlattığını kanıtlıyor. Ancak yüksek sıcaklıkların ve artan karbondioksit seviyelerinin doğaya negatif bir etkisi var: zehirli sarmaşıklar ve kene tehdidi. Kırım’dan dünyaya 1940’lı yıllarda yayılan kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı, bugün tam 35 ülkede görülüyor. Keneler genelde belirli sıcaklık değerlerinin üstünde doğal ortamda var olabiliyor ancak küresel ısınma nedeniyle dünyanın çoğu bölgesinde dört mevsim boyunca bu vakalara rastlanabiliyor. Sıcaklığın yüksek olduğu ortamlarda hem yayılma hem üreme hızı yüksek olan keneler, özellikle piknikçileri ve orman yürüyüşçülerini tehdit ediyor. Tıpkı keneler gibi zehirli sarmaşıklar da sıcaklığın yüksek olduğu ortamlarda hızla yaygınlaşıyor. 1960 yılından beri dünya üzerindeki zehirli sarmaşık sayısı iki katına çıkmış durumda. Araştırmalar zehirli sarmaşıkların atmosferdeki karbondioksit oranının 560 milyon parçacıkta bir (ppm) değerine ulaştığı takdirde tekrar günümüze kıyasla iki katına çıkacağından endişeli. Ayrıca dünya için kritik eşik olan 400 ppm değeri şimdiden aşılmış durumda.</p>
<p>Acı sevenler üzülecek</p>
<p>Dünyanın dört bir yanında yiyecek ve ilaç malzemesi olarak kullanılan kırmızı biber, Amerika kökenlidir. Amerika’ya Avrupalıların gelmesiyle birlikte, önce İspanya ve Portekiz’de, daha sonra tüm Avrupa ve dünyada yayılmıştır. Bu tip biberlerin endüstriyel yetiştiriciliği genellikle sıcak iklimlerde gerçekleşir. Ancak son yıllarda sıkça görülen ısı dalgaları, tıpkı diğer tarım ürünleri gibi acı kırmızı biberleri de vuruyor, hem de daha şiddetli vuruyor. Çünkü yoğunlukla sıcaklık değişimlerine hassas bölgelerde yetiştirilen kırmızı biberler ya kuraklık ya yoğun sel ya da fırtınaların etkisi altında tahrip oluyor. Bu da yıllık 26 milyon tonluk kırmızı biber üretimini sekteye uğratıyor. Ekinleri zarar gören çiftçilerin çözümü yoğun hormon kullanımında araması ise sağlık açısından başka bir faciayı tetikliyor. Greenpeace tarafından gıda ürünleri hakkında yayınlanan bir rapora göre en toksik besinlerin başında biber geliyor.</p>
<p>Sıcaklık, kışın düşecek</p>
<p>Koyunlar da tıpkı diger memeli türleri gibi sıcaklık degisimlerine oldukça hassas hayvanlar. Özellikle yün üretimi için kullanılan koyunların kendi vücut ısılarını terleyerek dengede tutmaları oldukça zorlasıyor, çünkü bu koyunlar kırkılmak için uzun süre bekletiliyor. Sıcak havalarda da koyunlar biyolojik olarak dengesizlesiyor ve yün üretemiyor. Iklim degisikligi ile sıcaklıkların artması, bu islemi özellikle kırsal alanda yapan çiftçiler için oldukça zorlastırıyor. Çogu çiftçi önlem olarak koyunları ıslatmayı denese de bu ise yaramıyor, koyunlar yünlerini uzatmıyor. Simdilik bulunan tek çare koyunları gölgede tutmak. Ama açıkta otlatılan koyunlar için de bu zorluk tasıyor. Eger durum böyle devam ederse kazak gibi yün giysilerin üretimi ciddi bir tehlikeye girebilir ve sıcaklıkların artması bizi kısın oldukça üsütebilir.</p>
<p>Balıkçılık masallarda kalabilir</p>
<p>Deniz milyonlarca yıldır birçok canlı türü için t emel besin kaynaklarına ev sahipligi yapıyor. Özellikle balıkçılık insanların en eski çaglardan bu yana gıda ve gelir saglamak için kullandıgı önemli yöntemlerden biri. Küresel ölçekte ise balıkçılıgın yıllık ekonomik degeri 225 – 235 milyar dolara esdeger geliyor. Dünya üzerinde balıkçılık ve balık çiftlikleri ile geçimi saglayan kesimlerin % 85,5’i Asya kıyılarında, % 9,3’ü ise Afrika’da bulunuyor. Bu bölgeler ise deniz seviyesinin yükselmesinden en çok etkilenen kıyılar olarak dikkat çekiyor. Ayrıca 200 milyon insan geçimini küçük ölçekli balıkçılık ile saglıyor. Ancak balıkçılıgın durumu hakkında pek iyi seyler söylenemez. Arastırmalara göre dünya üzerindeki balık stoklarının % 85’i tükenmis durumda. Balıkların üreme kapasitesinin üzerinde avlanmanın bu durumda etkisi oldukça büyük. Ayrıca balıkçılıgın ana geçim kaynagı oldugu gelismemis ülkelerde de bu konuda yasaların bulunmaması da tahribatı arttırıyor. Son yıllarda yaygınlasan y asadısı balıkçılıgında sektöre 50 milyar dolar zararı oluyor. Deniz suyunun sıcaklıgının artması da bazı balıkların göç etmesine neden oluyor. Normalde A kdeniz’de yüzen b azı balıkların artık Ingiltere açıklarından görülmesi bu etkilerden sadece bir tanesi.</p>
<p>Çikolata için çok sıcak</p>
<p>Çikolatayı kimin sevmedigini bilemem ama çikolatanın sıcagı sevmedigi kesin. 2011 yılında yayınlanan bir rapora göre 2030 ila 2050 yılları arasında artan sıcaklıklar nedeniyle kakao üretimi ciddi ölçüde azalacak. Çikolatanın ana hammaddesi olan kakao, aynı zamanda sıcaklık degisimlerine çok hassas bir bitki. Sıcaklıklarda en ufak bir artıs bile dogrudan olarak kakao ekinlerinin sonuna neden olabiliyor. Özellikle son yıllarda sert yasanan kuraklıklar nedeniyle yetistiriciler yeni ekin yaparken ve hasat dönemlerinde sıkıntı çekiyor. Her ne kadar kakaonun daha serin bölgelere yeniden ekimi yapılabilse de, 9 milyar dolar degerindeki kakao sanayisini önümüzde zor günler bekliyor.</p>
<p>Sörf için yeterli dalga yok</p>
<p>Uzun bir tahtanın yardımıyla dalgaların üstünden kıyıya doğru kayarak yapılan sörf, özellikle kıyı bölgelerinde çok sevilen bir su sporudur. Derin sulardaki büyük dalgaların kıyıdan 90- 900 metre açıkta, kayaların ya da kumun oluşturduğu bir sığlıkta kırılarak kıyıya doğru hareket ettiği her yerde sörf yapılabilir. Ancak ülkemizde de son yıllarda giderek yaygınlaşan sörf sporuna daha zirve noktasına ulaşmadan veda edebiliriz. Dalgaların ve kıyıların dengesinin bozulması, sörfü tarihe karıştıracak etkenlerin başında geliyor. Deniz seviyesi yükseldikçe kumsallarda oluşan erozyon dalgaların frekansını, yani hangi bölgede nasıl kırılacağını etkiliyor. Böylece sörfçüler dalgaların boyutunu hesap edemiyor. Denizlerin asidifikasyonu ise dalga oluşumlarında en büyük önemi taşıyan mercan kayalıklarını yok ediyor. Denizlerde oluşan şiddetli hava koşullarının etkisini ise bahsetmeye gerek yok sanırım.</p>
<p>Yağmur yoksa fıstık da yok</p>
<p>Bilindiği üzere fıstığın yetişmesi için doğru zamanda doğru oranda sulama gerekiyor. Genellikle çiftçiler, sulama için yağmuru bekliyor. Ancak iklim değişikliği etkisiyle sıklaşan kuraklıklar ve ani seller fıstık üretiminin üzerindeki riski arttırıyor. Özellikle Antep fıstığı gibi yerel ürünler, sıcak hava dalgaları ve düşük yağışlar nedeniyle piyasada gittikçe azalıyor. Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun artması da fıstık ekinlerinin gelişimini yavaşlatıyor, aynı zamanda fıstığın içindeki protein miktarını azaltıyor. Çoğu bilim adamına göre fıstığı kurtarmanın tek yolu genetik içeriği ile oynamak. Ama bunun da sağlık açısından ne kadar yararlı olduğu tartışılır. Anlaşılan şimdilik tek çare yeryüzünden tamamen silinmeden fıstığın tadını çıkarmak…<br />
Kaynak:https://csb.gov.tr/elveda-demeden-makale</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/bazi-iklim-degisikligi-gercekleri-soyle-h24511.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAKAN KURUM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE ÇALIŞMALARINI DEĞERLENDİRDİ</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligiyle-mucadele-calismalarini-degerlendirdi-h22800.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligiyle-mucadele-calismalarini-degerlendirdi-h22800.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 15:59:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[BAKAN KURUM]]></category>
		<category><![CDATA[BAKAN KURUM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE ÇALIŞMALARINI DEĞERLENDİRDİ]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/bakan-kurum-iklim-degisikligiyle-mucadele-calismalarini-degerlendirdi-h22800.html</guid>

					<description><![CDATA[BAKAN KURUM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE ÇALIŞMALARINI DEĞERLENDİRDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris Anlaşması kapsamında Türkiye’ye 3 milyar 157 milyon dolarlık kaynak sağlandığını belirterek, “Sürdürülebilir bir ekonomi için, yeşil kalkınma için yeşil üretim için bu kaynağı 3 sene içinde kullanacağız.” dedi. Bakan Kurum, İskoçya’nın Glasgow kentindeki İskoç Etkinlik Kampüsü’nde düzenlenen Birleşmiş Milletler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>BAKAN KURUM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE ÇALIŞMALARINI DEĞERLENDİRDİ</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris Anlaşması kapsamında Türkiye’ye 3 milyar 157 milyon dolarlık kaynak sağlandığını belirterek, “Sürdürülebilir bir ekonomi için, yeşil kalkınma için yeşil üretim için bu kaynağı 3 sene içinde kullanacağız.” dedi.</p>
<p>Bakan Kurum, İskoçya’nın Glasgow kentindeki İskoç Etkinlik Kampüsü’nde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) hazırlanan Türkiye standının açılışını yaptı.</p>
<p>Kurum, konferans gündemini ve Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını değerlendirdi.</p>
<p>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİR GÜVENLİK MESELESİ</p>
<p>İklim meselesini sadece bir çevresel sorun olarak ele almadıklarını belirten Kurum, “İklim değişikliği su, gıda, enerji arz güvenliğini etkilemenin yanında turizm, gıda üretimi, ulaşım gibi hemen hemen her konu ile ilişkili bir meseledir. Bu yönüyle hem bir kalkınma hem de bir güvenlik meselesidir. Gelinen süreçte dünyamız 1,2 santigrat derece ısındı. Bu sıcaklığın 1,5 santigrat derecede kalabilmesi adına tüm dünya ülkeleri bir mücadele içine girdiler. Türkiye olarak biz de bu mücadelenin en önemli ülkelerinden biriyiz.” ifadesini kullandı.</p>
<p>13 Kasım’a kadar sürecek 26. Taraflar Konferansı’nda iklim değişikliğiyle ilgili projeler, bilgi-teknoloji transferi gibi birçok sürecin tartışılacağını kaydeden Bakan Kurum, “Konferansa Türkiye olarak biz de güçlü bir şekilde ilgili kurumlarımızla katılıyoruz. 13 günlük süreci ülkemiz adına en verimli şeklide geçirmek istiyoruz. Burada alınan kararlar, Paris Anlaşması çerçevesinde atılacak adımlar, ülkelerin beyanları önemli. İklim göçleri nedeniyle alınması gereken tedbirler var. Tüm bunların tartışılacağı ve yeni kararların burada istişare edileceği bir süreç olacak.” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>YEŞİL KALKINMA DÖNEMİNE GİRDİK</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 76’ncı Genel Kurulu’nda, Türkiye’nin Paris Anlaşmasına taraf olacağını ve 2053 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşacağını tüm dünyaya ilan ettiğini hatırlatan Kurum, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artık ülkemiz adına tüm dünyanın da içinde bulunduğu yeşil kalkınma dönemine girmiş bulunuyoruz. Bu çerçevede biz bu süreçte etkilenen değil, etki eden, yöneten, liderlik eden bir ülke olmak üzere çalışıyoruz. İnşallah bundan önce attığımız adımlara çok daha yenilerini ilave etmek suretiyle iklim değişikliğiyle mücadelemizi kararlı bir şekilde yürütüyor olacağız.”</p>
<p>İklim finansmanına ulaşım noktasında Paris Anlaşması çerçevesinde bazı sorunlar olduğuna değinen Kurum, “Paris Anlaşması çerçevesinde ülkemize bir haksızlık söz konusuydu. Bu haksızlığı giderebilmek adına Sayın Cumhurbaşkanımız birçok ülke lideriyle etkin bir müzakereler yürüttü, biz muhataplarımızla bu müzakereleri yürüttük. Ülkemize yapılan haksızlığın giderilmesi noktasında diğer ülkelerin adım atması gerektiğini ifade ettik. Bu uğraşlarımızın sayesinde önemli kazanım elde ettik.” diye konuştu.</p>
<p>3 MİLYAR 157 MİLYON DOLARLIK FİNANSMAN YEŞİL KALKINMA İÇİN</p>
<p>Bakan Kurum, Dünya Bankası, Alman Federal Çevre Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı, Fransa Avrupa ve Dış İlişkiler Bakanlığı, Birleşmiş Milletler ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile bir mutabakata varıldığını hatırlattı.</p>
<p>“Türkiye’ye sağlanan 3 milyar 157 milyon dolarlık finansmanla iklim değişikliğiyle mücadelemizi daha etkin bir şekilde yürüteceğiz.” diyen Kurum, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Bu finansmanı bir kaldıraç etkisiyle düşünüp belki 4-5 katı daha büyüklükte projeyi bu çerçevede yönetiyor olacağız. Sürdürülebilir bir ekonomi için, yeşil kalkınma için yeşil üretim için bu kaynağı 3 sene içinde kullanacağız. İnşallah 2053’e geldiğimizde net sıfır emisyona ulaştığımız, karbon nötr bir ülke olduğumuz bir sürece dahil oluyoruz.”</p>
<p>ENERJİ, TARIM, ULAŞIM, ÇEVRE PROJELERİNDE KULLANILACAK</p>
<p>Kurum, 3 milyar 157 milyon dolarlık finansmanın enerji, tarım, ulaşım, çevre, şehircilik alanları başta olmak üzere Yeşil Kalkınmayı destekleyen tüm sektörlerde kullanılacağını vurguladı.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yenilenebilir enerji, hidroelektrik geliştirme ve rehabilitasyonu, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretime destek verilmesi, yeşil organize sanayi bölgeleri, KOBİ’lerin dijitalleşme çalışmaları, akıllı tarım, biyogaz enerji üretimi, yenilenebilir enerjiyle hassas tarım ve gıda atıklarının azaltılması, kara yolu ulaşımından demir yolu taşımacılığına geçiş, kentlerde toplu taşıma, e-araçlar, su kaynakları yönetimi, taşkın kontrolü projeleri, sıfır atık girişimleri, yeşil ve ‘net sıfır’ binalar gibi birçok sektörümüzü ilgilendiren alanlarda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında bu finansmanı kullanacağız. Gerek özel sektörün gerek kamunun bu noktadaki projelerine destek sağlanacak. Bu krediyle, kaldıraç etkisiyle birlikte çok daha büyük bir süreci yönetmiş olacağız.”</p>
<p>İklim değişikliğiyle ilgili bir stratejik plan oluşturacaklarını aktaran Kurum, “Bu plan çerçevesinde ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yıllar itibarıyla yapılması gerekenleri ve bunların takip edileceği bir süreci başlatıyoruz. Bu bizim yol haritamız olacak. Bu yol haritasıyla birlikte çok çok önemli adımlar atacağız.” dedi.</p>
<p>TÜRKİYE STANDININ AÇILIŞINI YAPTI</p>
<p>Bakan Kurum, 26. Taraflar Konferansı kapsamında Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarının anlatıldığı standın açılışında ise “COP26 toplantısına ülkemizi en güçlü şekliyle temsil etmek üzere gelmiş bulunuyoruz. İlgili tüm bakanlıklarımızın, sivil toplum örgütlerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün burada konferansları olacak.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İklim değişikliğiyle mücadele konusunda kişisel hedeflerin ipliklerle işaretlendiği bölümde ilk uygulamayı yapan Kurum, hedefleri tek tek işaretledi.</p>
<p>Türkiye standını ziyaret edenler, iklim değişikliğiyle mücadelede yapacakları davranışları, panodaki ipler vasıtasıyla belirleyebilecekler.</p>
<p>Kaynak:https://csb.gov.tr/bakan-kurum-iklim-degisikligiyle-mucadele-calismalarini-degerlendirdi-bakanlik-faaliyetleri-32018</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligiyle-mucadele-calismalarini-degerlendirdi-h22800.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAKAN KURUM COP26 BAŞKANI SHARMA İLE BİR ARAYA GELDİ</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-cop26-baskani-sharma-ile-bir-araya-geldi-h17462.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-cop26-baskani-sharma-ile-bir-araya-geldi-h17462.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2021 14:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[BAKAN KURUM]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[COP26 BAŞKANI SHARMA]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[ile bir Araya Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[KURUM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/bakan-kurum-cop26-baskani-sharma-ile-bir-araya-geldi-h17462.html</guid>

					<description><![CDATA[Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) Başkanı Alok Sharma ile bir araya geldi. Kurum ve Sharma, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Kurum, Sharma ile kasımda İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek COP26 öncesi “verimli” bir görüşme yaptıklarını belirterek ziyaretten dolayı Sharma’ya teşekkürlerini iletti. Kurum, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) Başkanı Alok Sharma ile bir araya geldi.</p>
<p>Kurum ve Sharma, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Bakan Kurum, Sharma ile kasımda İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek COP26 öncesi “verimli” bir görüşme yaptıklarını belirterek ziyaretten dolayı Sharma’ya teşekkürlerini iletti. Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerini yoğun bir şekilde hisseden ülke konumunda olduğunu söyledi. Dünya gündeminin iki önemli probleminin Kovid-19 salgını ve iklim değişikliği olduğuna işaret eden Kurum, ülkelerin 2020 yılında bu iki problemle ilgili çok ciddi mücadeleler verdiğini ve vermeye de devam ettiğini dile getirdi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi uluslararası kuruluşların dünyaya her geçen gün yeni teklifler sunup tüm coğrafyaları etkileyecek yeni kararlar aldığını belirten Kurum, “Bu kapsamda COP26 Konferansı’nın da bütün dünyanın ilgiyle, dikkatle takip edeceği bir konferans olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki burada güçlü bir iradeyle iklim değişikliğiyle mücadele noktasında kararlılık net bir şekilde ortaya konacaktır.” diye konuştu.</p>
<p>Sharma’ya COP26 Taraflar Konferansı Başkanlığı sürecinde başarı dileklerini ileten Kurum, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ülkemizin bu konferanstan beklentisi, iklim değişikliğiyle mücadelede ülkemizin mevcut pozisyonu için eşitlikçi ve adil bir çözümün sunulmasıdır. Buna ilişkin iklim finansmanına ülkemizin erişim imkanlarının artırılması gerektiğini Sayın Bakan’a ifade ettik. Ülkemizin, BM İklim Değişikliği Sözleşmesi’nin EK 1 listesinden çıkarılma talebi var. Bu haklı talebimizi bir kez daha ifade ettik. Diğer taraftan iklim finansmanına erişim noktasında da 2018 yılında Arjantin’de liderlerimizin almış olduğu karar çerçevesinde yapılacak mutabakatla ülkemizin iklim finansmanına erişiminin bir an önce karara bağlanması gerektiğini de kendilerine ifade ettik. Bu konuda da Sayın Bakan oldukça yapıcı ve süreci hızlandırmaya yönelik adımlar atılacağını ve taraflar konferansı öncesinde de bu mutabakatın imzalanması adına tüm destekleri vereceğini ifade ettiler. Bu katkı ve desteklerinden dolayı şahsım ve ülkem adına teşekkürlerimi ifade ediyorum.”</p>
<p>Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle ilgili mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayarak “Ülkemiz, üzerine düşen sorumlulukları Paris Anlaşması’na imza atmamış olmasına rağmen imza atan diğer ülkelerin bir çoğundan daha fazla yerine getirmektedir.” diye konuştu.</p>
<p>İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yapılan çalışmaları anlatan Kurum, iklim değişikliği eylem planları hazırladıklarını, iklim değişikliği uyum noktasında da stratejilerini 2030 ve 2050 hedefleri doğrultusunda güncellediklerini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’ne de değinen Kurum, şöyle konuştu:</p>
<p>“2023 yılına kadar ülkemizin her noktasında uygulamaya geçmeyi planladığımız Sıfır Atık Projesi’yle geri kazanım oranımızı yüzde 22’ye çıkardık. Üç yılda, 315 milyon kilovatsaat enerjiden, 345 milyon metreküp sudan tasarruf ettik. 209 milyon ağacımızın kesilmesini engellemiş olduk. Bu çerçevede, kararlı bir şekilde adımlarımızı atıyoruz. Akıllı şehir uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz. Ülkemizin her yerinde enerji verimli, iklime duyarlı, enerji kimlik belgesi olan binaların inşasını yapmaya gayret gösteriyoruz.”</p>
<p>Kurum, enerji savurmayan, yalıtımı güçlü binalar yaptıklarını, yağmur suyu toplama sistemini zorunlu hale getirdiklerini, yeşil, çevre dostu, sürdürülebilir ulaşım alternatiflerini teşvik ettiklerini, yeşil yürüyüş yolları ve bisiklet yolları yaptıklarını da anlatarak millet bahçeleri ve ekolojik koridorlara ilişkin çalışmaları hatırlattı.</p>
<p>Sera gazı emisyonlarıyla taahhütlerin üzerinde, başarılı bir süreç yürüttüklerini belirten Kurum, “Son 20 yılda 5 milyar yeni fidanla Avrupa’da ağaçlandırmada lideriz. Yenilenebilir kaynaklarından, kurulu gücümüzün yüzde 52’sini karşılıyoruz. Ve bu alanda Avrupa’nın 5’inci, dünyanın 12’nci ülkesi konumundayız.” dedi.</p>
<p>“TÜM BAKANLARIMIZLA BİR ÇALIŞMA YAPTIK”</p>
<p>İklim Kanunu ile ilgili çalışmalara da değinen Kurum, “TBMM Çevre Komisyonumuz ile bu süreci yürütüyoruz. Tüm bakanlarımızla bir çalışma yaptık, gerek iklim değişikliği gerek Paris Anlaşması ile alakalı fikirlerini, önerilerini, görüşlerini aldık. Bu doğrultuda çalışmalarımızı, eylemlerimizi güncelliyoruz.” bilgisini verdi.</p>
<p>Bakanlık olarak, Paris Anlaşması ile ilgili TBMM’ye gerekli katkıyı sağladıklarını dile getiren Kurum, “Paris Anlaşması ile ilgili alınacak karar var. Sayın Bakan da bu kararın ivedilikle alınması noktasında taleplerini, beklentilerini aktardılar. Bu konuda TBMM gerekli değerlendirmeleri yapacak ve nihai kararı verecektir.” diye konuştu.</p>
<p>Kurum, Türkiye’nin Yeşil İklim Fonu’na erişim, sanayi ve kamu kuruluşlarının finansmana erişimini hızlandırmak amacıyla bir Yeşil İklim Konferansı’nın Londra’da düzenlenmesine yönelik talebi de memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.</p>
<p>“ANA AMACIMIZ KÜRESEL ISIYI 1,5 DERECE İLE SINIRLANDIRMAKTIR”</p>
<p>COP26 Başkanı Sharma da COP26 dönem başkanlığı kapsamında, Birleşik Krallık’ın iklim değişikliği ile nasıl mücadele edileceği ve Paris Anlaşması’nın nasıl uygulanacağı konusunda mutabakata varmak amacıyla ülkelerle birlikte çalıştığını anlatarak şunları kaydetti:</p>
<p>“COP26 Başkanlığı ev sahipleri olarak, bütün tarafların menfaatlerini temsil etme taahhüdümüz var. Müzakereler yürütmemiz ve iklim konusundaki istekliliği küresel olarak artıracak olan kabul edilmiş ve dengeli bir sonuca ulaşmamız gerekiyor. Bu bağlamda, COP26 Başkanı olarak Türkiye’de olmaktan ve kasımdaki konferans öncesindeki dönemde birlikte nasıl çalışabileceğimiz konusunda fikir alışverişi yapmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.”</p>
<p>COP26’nın, ülkelerin iklim konusunda daha fazla istekli şekilde faaliyete geçmeyi taahhüt etmiş olarak bir araya geldiği bir toplantı olmasını temennisini ileten Sharma, “Ana amacımız, etkileri azaltma, adapte olma, finansman yönlendirmesi ve birlikte çalışma başlıkları altındaki dört hedefe yoğunlaşarak küresel ısıyı 1,5 derece ile sınırlandırmaktır.” dedi.</p>
<p>Sharma, Paris Anlaşması konusunda çözülmeyen konuların çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Birleşik Krallık’ın çevre ve enerji konusundaki taahhütlerini ve çalışmalarını anlatan Sharma, “Türkiye’nin sıfır atık ve orman yetiştirme seferberliklerini de övgüyle karşılıyorum.” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin aynı zamanda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine aşırı derecede açık olduğunu belirten Sharma, “İklim değişikliği ile mücadelede hepimiz ortak olarak ipleri elimize almazsak biz ve gelecek nesiller, çok daha karanlık bir gelecekle baş başa kalacağız.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Görüşmelere, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott, COP26 Bölgesel Büyükelçisi David Moran da katıldı.</p>
<p>Kaynak:https://csb.gov.tr/bakan-kurum-cop26-baskani-sharma-ile-bir-araya-geldi-bakanlik-faaliyetleri-31928</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurum-cop26-baskani-sharma-ile-bir-araya-geldi-h17462.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurumdan-iklim-degisikligi-aciklamasi-h15451.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurumdan-iklim-degisikligi-aciklamasi-h15451.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 01:44:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[BAKAN KURUM]]></category>
		<category><![CDATA[BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞİŞİKLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/bakan-kurumdan-iklim-degisikligi-aciklamasi-h15451.html</guid>

					<description><![CDATA[BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Bakan Kurum, sosyal medya hesabından Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesine ilişkin paylaşımda, dünyayı etkileyen iklim değişikliğiyle ulusal ölçekte mücadele edildiğini ve uluslararası çabaya destek verildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan’ın liderliğinde, iklim &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;"> BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>BAKAN KURUM’DAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI</p>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p>
<p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesine ilişkin paylaşımda, dünyayı etkileyen iklim değişikliğiyle ulusal ölçekte mücadele edildiğini ve uluslararası çabaya destek verildiğini aktardı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan’ın liderliğinde, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini azaltmak için aralıksız çalışıldığına dikkati çeken Kurum, 2030’a kadar sera gazı emisyonunu daha da azaltmayı hedeflediklerini belirtti.</p>
<p>Bakan Kurum, 2012-2030 arasında 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonunun engellenmesini hedeflediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Binalarda yağmur suyu toplama sistemini zorunlu hale getirdik. Enerji savurmayan güçlü yalıtımlı binalar inşa ediyoruz. Binalarda sıfır atık sistemini yaygınlaştırıyoruz. Yerel yönetimlerimizin iklim değişikliği çalışmalarına destek oluyoruz. Akıllı şehir ve sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırarak ülkemizin her yerinde enerji verimli, iklime duyarlı yeni yerleşim alanları kuruyoruz. Ulaşımda emisyon azaltacak çalışmalar yapıyoruz. Son 2 yılda korunan alanlarımızı yüzde 9’dan yüzde 10,6’ya çıkardık. Millet bahçeleri ve ekolojik koridorlarımızla yutak alanlarımızı artırıyoruz. Ülkemiz için bölgesel doğa temelli çözümler katalogları hazırlıyoruz. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde yürüttüğümüz Sıfır Atık Projesi kapsamında atıkların geri kazanım oranını, 2035’te yüzde 60’a çıkaracağız. 2050’de evsel atıkların bertarafına, düzenli depolama ile son vereceğiz.”</p>
<p>“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINDAN ELEKTRİK ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRACAĞIZ”</p>
<p>Arıtılarak yeniden kullanılan atık su oranının, yüzde 3,2’den 2023’te yüzde 5,2’ye, 2030’da ise yüzde 15’e çıkarılacağını belirten Kurum, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretim kapasitesinin de artırılacağını kaydetti.</p>
<p>Çevre dostu ulaşım araçlarını desteklediklerini vurgulayan Kurum, “Yerli elektrikli otomobilimizi üretiyor, elektrikli şarj istasyonlarını arttırıyoruz. Yürüyüş ve bisiklet yolları yapıyor, egzoz emisyonunu düşürüyoruz.” ifadesini kullandı.</p>
<p>Bakan Kurum, 7 bölge için bölgesel iklim değişikliği eylem planları hazırladıklarını aktararak, “İklim Kanunu’muzla mücadelemizi, kuracağımız İklim Değişikliği Platformu ve İklim Değişikliği Araştırma Merkezimizle de bilimsel araştırmalarımızı hızlandıracağız. İklim değişikliğiyle mücadelede ‘İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı’mızı 2030-2050 hedeflerimiz çerçevesinde güncelleyerek emanetimiz olan ve çocuklarımıza bırakacağımız dünyamız için durmadan çalışacağız.” bilgisini paylaştı.</p>
<p>Kaynak:https://csb.gov.tr/bakan-kurum-dan-iklim-degisikligi-aciklamasi-bakanlik-faaliyetleri-31911</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/bakan-kurumdan-iklim-degisikligi-aciklamasi-h15451.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklimi Korumanın Bedeli</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/iklimi-korumanin-bedeli-h15350.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/iklimi-korumanin-bedeli-h15350.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 23:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklimi Korumanın Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEHİR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/iklimi-korumanin-bedeli-h15350.html</guid>

					<description><![CDATA[İklimi Korumanın Bedeli İklimi Korumanın Bedeli 2020 sonrası yeni iklim anlaşması için takvimler gelecek yıl Paris’te düzenlenecek olan 21. Taraflar Konferansı’nı işaret ederken, müzakerelerde henüz ümit vaat eden bir gelişme kaydedilmiş değil. Ne var ki, hükümetler bugünlerde küreyi ısıtmanın ağırlığını bütçelerinde hissettikleri sıcak bir gündemle karşı karşıyalar. Son yıllarda yoğun tartışma bulan “karbonun fiyatlandırılması” konusu, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;"> İklimi Korumanın Bedeli</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>İklimi Korumanın Bedeli</p>
<p>2020 sonrası yeni iklim anlaşması için takvimler gelecek yıl Paris’te düzenlenecek olan 21. Taraflar Konferansı’nı işaret ederken, müzakerelerde henüz ümit vaat eden bir gelişme kaydedilmiş değil.</p>
<p>Ne var ki, hükümetler bugünlerde küreyi ısıtmanın ağırlığını bütçelerinde hissettikleri sıcak bir gündemle karşı karşıyalar. Son yıllarda yoğun tartışma bulan “karbonun fiyatlandırılması” konusu, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde yerini almış bulunuyor. 23 Eylül tarihinde New York’ta gerçekleşecek olan etkinliğin, sera gazı emisyonlarına karşılık bir bedel konulması diğer bir deyişle karbonun fiyatlandırılması üzerine ülke bildirimlerine ev sahipliği yapması bekleniyor.</p>
<p>“Pricing Carbon” yani karbonun fiyatlandırılması, iklim değişikliğine bağlı oluşan sosyal maliyetlerin iktisatta karşılığını bulması anlamına geliyor. Bilindiği gibi, başta fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınma, insan sağlığına olan etkilerinden, artan deniz seviyesinin kıyı kentlerde meydana getirdiği taşkınlara, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasına kadar pek çok çevresel sorunu beraberinde getiriyor. Tüm bu etkilerin yarattığı tahribatların bedeli de atmosfere salınan bu emisyonların dışsallıkları olarak her bir coğrafya ve habitatı farklı şekilde ve dolayısıyla farklı mali sonuçlarla etkileyebiliyor. Yale Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre tüm bu etkilerin küresel ölçekteki yıllık maliyeti 1.6 trilyon dolar olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Karbon Vergisi mi? Ticareti mi?</p>
<p>Ekonomistler, kurulan piyasa mekanizmalarına rağmen iklim değişikliğinin sonuçlarının gelecek kuşaklara büyük bedeller ve riskler yüklemesinden ötürü, iklim değişikliği ile mücadeleyi bir piyasa başarısızlığı olarak değerlendirmekteler. Çözüm için gerekli olanın, bu bedel ve risklerin piyasa fiyatlarına yansıtılmasında yattığını ve buna giden yolda ise çevresel tahribatlara ait maliyetlerin içselleştirilerek karbon salımlarına fiyat konulmasını gerektiğini ifade etmekteler.</p>
<p>Karbonun fiyatlandırılmasında en yaygın olarak kullanılan politika ve araçlar arasında karbon vergisi ve karbon/emisyon ticareti karşımıza çıkıyor. Dünya Bankası’nın Ecofys uzmanlarının desteği ile hazırladığı “Pricing Carbon Instruments” yayını bu alanda dünya üzerinde tecrübe edilmiş bu ekonomik araçlara ait analizler sunuyor. Şu ana kadar yaklaşık 40 ülkede ve 20 eyalette/kentte bu alanda uygulamalar hali hazırda hayata geçirilmiş bulunuyor.</p>
<p>Aralarında ülkemizin de bulunduğu pek çok ülkede ise karar vericilere dönük analitik çalışmaların yürütülmesi için hazırlıklar yürütülüyor.</p>
<p>Karbon vergileri, iktisadi sistem içerisinde karbona biçilen fiyatı garanti etme rolüne sahipken, emisyon ticaret sistemleri, emisyonları belli bir kota ile sınırlayarak çevresel açıdan pozitif etkiyi garanti edebiliyor. Her iki yaptırım mekanizması, karbona bir bedel biçilmesini ve bu bedelin muhasebeleştirilmesine yardımcı araçlar olarak ele alınabilir.</p>
<p>Üst Sınır Ticareti (Cap and Trade) adı verilen Emisyon Ticaret Sistemleri(ETS) emisyonlar için bir üst sınır belirlenmesini ve tesislere tahsis edilen emisyon izin(permi)leri üzerinden kirleticiler arasında ticareti sağlamakta. Bu noktada ortaya çıkan kritik sorular arasında, bu izinlerin hangi üst sınır emisyon değerine göre, bu üst sınırın tesis bazında emisyon verilerine dayanıp dayanmadığı ve hangi yöntemle tahsis edildikleri yeralıyor. Bu açıdan, 3. fazına giren Avrupa Birliği ETS’inde elde edilen tecrübeler ülkemiz gibi ülkeler için de önemli dersler veriyor.</p>
<p>Öte yandan karbon vergisinin uygulanması sonucunda elde edilecek hazine gelirlerinin düşük karbonlu teşvik araçlarına aktarılması ve bu teşvik mekanizmalarının doğru tasarlanıp işletildiği durumlarda emisyonların azaltımında önemli başarılar elde edilebilmekte. Bu noktada hassas denge, ilgili yaptırımlarla toplum refahına ket vurmadan, toplanan bu gelirlerin tekrar düşük emisyonlu kalkınma (emisyon azaltımı) için geri kazanılmasında yatıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda, karbonun fiyatlandırılmasına dönük girişimlere, Çin ve Amerika’nın bazı eyaletlerinin de ETS sistemini kullanarak dahil oldukları görülmektedir. Çin’in altı eyaletinde pilot uygulamalar devam ederken, ulusal bir ETS programının 2016 yılında hayata geçirilmesi planlanmış bulunuyor. Bunun yanı sıra, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 2012 yılında hayata geçirilen ETS sisteminin 2015 yılında eyaletin toplam emisyonlarının %85’ini kapsaması hedefleniyor.</p>
<p>Karbon vergisi tarafında ise, dünya genelinde vergi sistemini uygulayan 13 ülke bulunuyor. İsveç gibi hibrid adı verilen gerek karbon gerek ETS sistemini uygulayan ülkeler de bulunmakta. İsveç’in başta elektrik üreticileri ile sanayiyi hedef aldığı ETS’e ilave olarak, konutlarda uyguladığı karbon vergisi ile biyo-kütle enerjisine geçilerek ciddi azaltımlar elde ettiği biliniyor.</p>
<p>Karbona Biçilen Bedel</p>
<p>Morris Üniversite’sinden iktisat profösörü Dale Jorgenson, 2013’de yayınlanan “Double Dividend: Environmental Taxes and Fiscal Reform in the United States” başlıklı kitabında karbon vergisini farklı kurgularla ele almakta ve ABD’nin yıllık kalkınma hedefi olan %2 oranını bu vergi ile %2.4’e taşımak için bir fırsat yaratabileceğini de iddia etmektedir. Öte yandan, karbon için biçilen fiyat aralığının ton başına 10 ila 50 amerikan doları olması ve ortalama fiyat için 30 doları öngörmesi düşük gelirli kesimin etkileneceğini ortaya koyuyor. Jorgenson, kitabında buna dönük çözüm önerilerini de getiriyor.</p>
<p>Karbon vergisini uygulayan bir diğer ülke Birleşik Krallık ise, emisyonları 2050 yılında 1990 yılına göre %80 oranında azaltmayı hedeflemiş bulunuyor. Hükümetin iklim değişikliği komitesi danışmanları, bu hedefin sağlanmasında 2020 yılı itibariyle karbon tonu başına 30 sterlin ve 2030 yılında ise 70 sterlin fiyat biçilmesini öneriyor.</p>
<p>Tüm bu ulusal çapta girişimler küresel piyasalar üzerinden yaratılan haksız rekabetle sonuçlanabildiğinden, gelişmiş ülkeler açısından ideal olanın karbona küresel ölçekte ortak bir fiyat belirlenmesini ortaya koyuyor.</p>
<p>Ülkemizin Durumu</p>
<p>Bilindiği üzere, ülkemizde karbon vergisi alanında doğrudan karbona özel bir vergi uygulaması bulunmamakla beraber, dolaylı olarak petrole uygulanan vergi oranı açısından OECD ülkeleri arasında ülkemiz ilk sıralarda yer almaktadır. Yine çevre vergi oranı açısından da Danimarka ve Hollanda’dan sonra 3. sırada bulunuyor. Öte yandan, Meksika, ABD, Şili’nin de aralarında yer aldığı karbon vergisini değerlendiren ülkeler petrol vergisi açısından OECD ülkeleri arasında son sıralarda bulunması oldukça dikkat çekicidir.</p>
<p>Ülkemizde, 17.05.2014 tarih ve 29003 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik ile 2016 yılı itibari ile sera gazı emisyonlarının tesis bazında hesaplanması sağlanacaktır. Yine, Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı (PMR) projesi kapsamında ise emisyon ticaretinin de dahil olduğu karbon piyasa mekanizma araçlarının ulusal ölçekte analiz edilerek karar vericilere dönük bulguların paylaşılması hedeflenmektedir. Bu alanda dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam etmek ve diğer Bakanlıklarla işbirliği içerisinde yürütülmesi planlanan analitik çalışmalar ışığında hareket edilmesi önem arz ediyor.</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<p>http://www.worldbank.org/en/news/feature/2014/05/28/state-trends-report-tracks-global-growth-carbon-pricing</p>
<p>http://www.theguardian.com/environment/2012/jul/16/carbon-price-tax-cap</p>
<p>http://harvardmagazine.com/2014/09/time-to-tax-carbon</p>
<p>http://grist.org/climate-energy/b-c-put-a-price-on-carbon-what-happened-next-will-surprise-you/</p>
<p>Kaynak:https://csb.gov.tr/iklimi-korumanin-bedeli-makale</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/iklimi-korumanin-bedeli-h15350.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
