<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GRUP KONUŞMALARI &#8211; Yeni Ekip Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://yeniekipgazetesi.com/etiket/grup-konusmalari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yeniekipgazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Jan 2022 21:07:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://yeniekipgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-Yeni-Ekip-32x32.webp</url>
	<title>GRUP KONUŞMALARI &#8211; Yeni Ekip Gazetesi</title>
	<link>https://yeniekipgazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DEVLET BAHÇELİ’NİN GRUP KONUŞMALARI</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahcelinin-grup-konusmalari-h24573.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahcelinin-grup-konusmalari-h24573.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2022 21:07:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLET BAHÇELİ]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLET BAHÇELİ'NİN GRUP KONUŞMALARI]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP KONUŞMALARI]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/devlet-bahcelinin-grup-konusmalari-h24573.html</guid>

					<description><![CDATA[Saygıdeğer Milletvekili Arkadaşlarım, Medyamızın Değerli Temsilcileri, Yeni yılın ilk grup toplantısında hepinizi muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum. Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık ve birlik mücadelesi veren değerli kardeşlerimize selam ediyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum. 2021 yılını geride bırakarak yepyeni bir yıla diri umutlar eşliğinde girmiş bulunuyoruz. Aziz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Saygıdeğer Milletvekili Arkadaşlarım,</p>
<p>Medyamızın Değerli Temsilcileri,</p>
<p>Yeni yılın ilk grup toplantısında hepinizi muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık ve birlik mücadelesi veren değerli kardeşlerimize selam ediyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>2021 yılını geride bırakarak yepyeni bir yıla diri umutlar eşliğinde girmiş bulunuyoruz.</p>
<p>Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin ve tüm insanlığın yeni yılını en iyi dileklerimle kutluyor; sağlıklı, huzurlu, güvenli ve bereketli bir yıl temenni ediyorum.</p>
<p>2022 yılının başında, geçmişin samimi muhasebe ve mütalaasıyla, geleceğin muhtevalı ve muayyen bir mukavelesini yapmak bize göre ihtiyaçtır.</p>
<p>Tecrübe ettiğimiz hadiselerin derin kovuklarından süzülen ışıklarla önümüzü daha iyi görebilmemiz, ömrümüze tesir edecek muhtemel gelişmelerin içyüzünü bundan mülhem isabetle okuyabilmemiz mümkündür.</p>
<p>İleriye doğru attığımız her adımın eşzamanlı olarak hem murakabesini hem de mukayesesini geride kalan izlerimizle yapmak durumundayız.</p>
<p>Bunun sonucunda, sıhhatli bir istikamette miyiz? Yoksa yeni ve emniyetli bir rotaya gerek mi duyuyoruz? Sorusuna cevap bulmuş oluruz.</p>
<p>Muhatap olduğumuz tehditlerle başa çıkabilmek, maruz kaldığımız tehlikeleri her cephede karşılayabilmek için dört başı mamur bir tarih şuuruna ve millet sevgisine sahip olmamız lazımdır.</p>
<p>Yaşadığımız her anın bizlere vermiş olduğu derslerle kimin dost, kimin düşman olduğunu tarif ve tefrik edebilmeyiz.</p>
<p>Süte su katan, kana ekmek doğrayan, kalbi çıfıt çarşısına dönen, fil gibi züccaciyeci dükkânına dalan, vicdanı esir kampına düşen, iradesi dümen, ilkesi duman olan kim varsa tanımalıyız, tanıtmalıyız, ipliklerini de mutlaka pazara çıkarmalıyız.</p>
<p>Mensubiyetinden onur duyduğumuz bir milletimiz vardır.</p>
<p>Egemenlik haklarını ve hükmü şahsiyetini muhafazaya yeminli olduğumuz bir devletimiz vardır.</p>
<p>Elbette sorumluluklarımız ağır, sevdamız abidevidir.</p>
<p>Bu doğrultuda, 2021 yılını teferruatla yorumlayarak 2022 yılıyla müteakip yıllardaki beklentilerimizi dimağdan dile taşımak, bununla da kalmayıp millet ve ülke yararına olanları takip ve temin etmek başlıca amacımızdır.</p>
<p>2021 yılı bir defa KOVİD-19 salgının gölgesinde geçmiştir.</p>
<p>Sürekli mutasyona uğrayan virüsün en son şekli Kasım ayı içinde ortaya çıktığı üzere 70 kat bulaşıcılık özelliğiyle bilinen ‘Omicron’dur.</p>
<p>Maalesef salgın tüm dünyayı vahim ölçülerde etkilemektedir.</p>
<p>Dünya genelinde Koronavirüs’ten kaynaklanan vefat sayısı 5,5 milyona dayanmıştır.</p>
<p>Sadece insan ve toplum sağlığı değil, ekonomiden ticarete, diplomasiden siyasete, kısaca hayatın her alanında virüsün tasallutu havi, virüsün tahribatı hâkimdir.</p>
<p>Ülkemizde vaka sayılarının artış trendinde olması bir başka üzerinde durulması, dikkat edilmesi gereken bir husustur.</p>
<p>Salgın karşısında rehavete kapılmak, hiçbir şey yokmuş gibi hareket etmek, kuralları yok saymak çok riskli, çok mahsurludur.</p>
<p>Unutulmasın ki, deniz kenarına ev yapan çok dalga görecektir.</p>
<p>Tedbirden mahrum bir tevekkülün, bana bir şey olmaz düşüncesizliğiyle bezenmiş temkin yokluğunun sebep olacağı acıklı akıbetler ziyadesiyle fazladır.</p>
<p>2022 yılında KOVİD-19 salgının yenilmesi her insanımızın ortak mücadeleye dahil olmasına bağlıdır.</p>
<p>Sağlık Bakanımız, bakanlık personelimiz, doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, hasta bakıcılarımız fedakarca ve özveriyle çalışmaktadır.</p>
<p>Allah hepsinden razı olsun diyorum.</p>
<p>Onlara müteşekkir olduğumuz, minnet ve vefa borcu duyduğumuz vaki bir gerçektir.</p>
<p>Özellikle maaşlarındaki iyileştirmeyi de süratle gerçekleştirmemiz şarttır.</p>
<p>Hayatın normalleşmesi, salgın hastalığının gündemimizden tamamen çıkması elbirliğiyle, güç birliğiyle, maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymayla, daha mühimi aşılama seferberliğinde beklenen seviyelere ulaşmayla sağlanacaktır.</p>
<p>2022 yılının, bir yandan korona illetinden kurtuluş için ümit verici bir yıl olması, diğer yandan da bu habis virüsün arkasından tezahürü kaçınılmaz olan yeni dünya mimarisine hazırlık dönemi halinde geçmesi samimi dileğimdir.</p>
<p>Türkiye, karmaşıklaşan milletler ve medeniyetler mücadelesinde zaafa uğramayacak, zayıf düşmeyecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı bu mücadelenin yılmaz öncüsü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de yıkılmaz övüncüdür.</p>
<p>Virüs istilası, insan iradesinden daha üstün değildir.</p>
<p>Sabırla, sağduyuyla, tıbbın imkanlarıyla, sağlık alt yapımızın direnciyle, sağlık çalışanlarımızın dirayetiyle, duanın emsalsiz gücüyle, dayanışma ve yardımlaşmanın engin mirasıyla biz bu virüsün inşallah kökünü kazıyacağız, selamet ve feraha insanlık alemi olarak kavuşacağız.</p>
<p>KOVİD-19’dan mütevellit hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine baş sağlığı temennilerimi iletiyorum.</p>
<p>Şu anda hastalıkla boğuşan vatandaşlarımıza şifalar niyaz ediyorum.</p>
<p>Önce sağlık diyoruz, öncelikle bir nefes istiyoruz, bunlar olmadan hiçbir şeyin anlamının olmayacağını da biliyor ve inanıyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Değerli Milletvekilleri,</p>
<p>6 Ocak’ta ABD Kongre baskınıyla çetin geçeceği belli olan 2021 yılında; demokrasi ayıpları, hukuk kayıpları, insan hakkı ihlalleri, hakimiyet kavgaları, asimetrik kapışmalar, ekonomik saldırılar, etnik gerilimler, insani dramlar, doğal afetler, göç dalgaları, sınır anlaşmazlıkları, kanlı darbeler, siyasi çalkantılar, çok kutupluluk sancıları yaşanmış ve daha da sertleşmiştir.</p>
<p>Coğrafyalara egemen olan sefalet şartları ağırlaşırken, açlık ve yoksulluk içinde kıvranan milyonların yürek yaralayıcı feryatları küresel adaletin, küresel vicdanın, küresel empatinin ifasını da tescillemiştir.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, 16 Eylül 2021’de uzay turizmi başlamıştır.</p>
<p>Astronomik bedeller ödeyen şöhretli milyarderler uzaya giderken, bir lokma aş, bir dilim ekmek, bir damla su hasreti çeken milyonların hazin durumuna ne hazindir ki hiç kimse kafa yormamıştır.</p>
<p>Adalet, eşitlik, hakkaniyetli paylaşım arayışları hep lafta, hep rafta kalmıştır.</p>
<p>KOVİD-19’un tedavisinde kullanılan aşılara bile ulaşamayan milyonlarca insanın varlığı gerçekten de kahredici bir çelişki olarak küresel hafıza kayıtlarına işlenmiştir.</p>
<p>Türkiye bu konuda da öne çıkmış, aşıya ihtiyaç duyan ülkelerin yanında durmuştur.</p>
<p>Rivayet odur ki, bir keresinde büyük hünkarımız Yavuz Sultan Selim’e dünya haritası gösterilmiştir.</p>
<p>O da haritayı görünce şunları söylemiştir:</p>
<p>“Bu dünya bir padişaha yetecek kadar büyük değilmiş.”</p>
<p>İşte Türk milleti böylesi bir hükümran tarihi kucaklayıp müşfik ve merhametiyle insanlığın huzur ve umut adası olarak asırlarca var olagelmiştir.</p>
<p>Ecdadımız hem muktedir hem de mazlumların muhibbi olmuştur.</p>
<p> </p>
<p>Milli terbiyemiz gereği inandığımız ve ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz asil davranış kalıplarının özeti şu ifadelerde saklıdır:</p>
<p>Fukara kalbine her kim dokuna,</p>
<p>Dokuna yüreği Allah rızasına.</p>
<p>Her kim ki garip gönlünü kıra,</p>
<p>Dokuna sinesi Allah okuna.</p>
<p> </p>
<p>Hamd olsun biz buyuz.</p>
<p>Çünkü biz Müslüman Türk milletiyiz.</p>
<p>Kuş yumurtasının bulunduğu yere örümceğin yuva yapmayacağını gayet iyi biliriz.</p>
<p>İnançlarımızla itibarlıyız.</p>
<p>İmanımızla iradeliyiz.</p>
<p>İstikbalimizle iddialıyız.</p>
<p>İstiklalimizle de idealistiz.</p>
<p>Milli ve manevi değerlerimize kim sataşıyorsa, kimler böylesi bir yanlışa düşüyorsa değil bu dünyada, Mahkeme-i Kübra’da bile aleyhlerine davacıyız.</p>
<p>Yanılgı insan içindir, ancak silgi kalemden önce bitiyorsa fazlaca yanlış yapılıyor demektir.</p>
<p>Ağzının dikişleri patlamış CHP’li bir grup başkanvekili, Kuran Kursları için “Ortaçağ zihniyeti” demek suretiyle ucuz, uydu, köhne, din dışı bir bühtanda bulunmuştur.</p>
<p>Bunu Müslüman Türk milletine karşı söylemiştir.</p>
<p>Bu iflah olmaz ümmi ya Ortaçağ’ı bilmiyor ya da Kuran’dan habersizdir.</p>
<p>Klasik ve klişeleşmiş bir CHP üslubu tekrar nüksetmiştir.</p>
<p>Ahmaklığın en ciddi delili aynı şeyi defalarca yapıp veya söyleyip farklı sonuç almayı beklemektir.</p>
<p>Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış.</p>
<p>Kuran’da eli olmayanın okunmasına da tahammülü olamazmış.</p>
<p>İman nasip işidir, Allah’ın ikramıdır.</p>
<p>İnanıp inanmamak herkesin kendi bileceği bir şeydir.</p>
<p>Ancak dinimize laf söyletmeyiz, imanımıza söz ettirmeyiz, kitabımıza Ortaçağ zihniyeti diyen kalpsizlerin, kemiksizlerin bühtanlarını da yanlarına bırakmayız.</p>
<p>Bu saygısız ve edepsiz sözden dolayı CHP Genel Başkanı’nın aziz milletimizden derhal özür, Allah’tan da af dilemesini bekliyoruz.</p>
<p>Bunlara sorsak istismar çarkını çevirip, kurumuş bir çeşmede abdest aldıklarını, devamında ihmal paşa camisinde namaz kıldıklarını söyleyecek kadar cümle aleme rezil olurlar.</p>
<p>Din bilmezler, diyanet tanımazlar.</p>
<p>Namazda okunan Kunut dualarını ayet sanan, belli ki Cuma namazını da kazaya bırakan zihniyet işte bu bozuk CHP zihniyetinin ta kendisidir.</p>
<p>Allah bunlardan milletimizi de, ülkemizi de korusun diyorum.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’e haşa kara çalmaya teşebbüs etmek köksüz ve kifayetsiz bir gevezenin en büyük günahlarından birisidir. Mesleği müfterilik olan bu sefilin yatacak ve sığınacak yeri de yoktur. Bu nedenle, CHP zihniyeti mağlup olmaya mahkumdur.</p>
<p>CHP’yle aynı fikri kaynaktan beslenen Merhum Prof. Dr. İdris Küçükömer bakınız ne demişti:</p>
<p>“Kendilerini aydın, ilerici, demokrat, solcu diye kabul ettirmek isteyenlerin, bir kriz içinde, nasıl bir despot kesildiklerini yakın geçmişte görmedik mi?”</p>
<p>Elbette halden anlamayanın dilden ve dilekten anlamasını da beklemiyoruz.</p>
<p>Fakat yalnızca saygı, yalnızca inancımıza ve milli irade haklarına riayet bekliyoruz.</p>
<p>CHP yönetiminin siyasi zihniyeti işgal edilmiş, fonksiyonel aklı rehin alınmış ve tedavisi çok zor olacak şekilde de müzminleşmiştir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Muhterem Arkadaşlarım,</p>
<p>2021 yılında ülke ve dünya gündeminde öne çıkan başlıklardan birisi de 15 Ağustos 2021’den itibaren Kabil’in alınmasıyla Taliban’ın ikinci iktidar döneminin başlamasıdır.</p>
<p>ABD’ye ait askeri bir nakliye uçağının iniş takımlarına tutunup, daha sonra bu uçağın havalanmasını müteakip yere çakılan Afganların ibretlik görüntüleri insanlık vicdanını titreten simgesel bir tramva olarak hafızalarımızdadır.</p>
<p>Mülteci ve sığınmacı sorunu 2021 yılında da yaygınlaşarak devam etmiştir.</p>
<p>Ekonomik sıkıntılar, terör, iç karışıklık, baskı ve zulüm başta olmak üzere farklı nedenlerle yerinden yurdundan kopan insanların bölgesel dinamiklerle birlikte küresel dengeleri çok boyutlu etkilediği malumlarınızdır.</p>
<p>Belarus ile Polonya sınırına biriken mülteciler, Yunanistan’ın karada ve denizde göçmenlere yönelik insanlık dışı muameleleri, Avrupa ülkelerinin sınır aşan insan hareketliliğine sadece parasal maliyet gözüyle bakıp sessiz ve seyirci kalması çözülmesi gereken ağır sorun başlıklarıdır.</p>
<p>Türkiye göç konusunda azami külfete kısıtlı imkanlarıyla katlanan ülkedir.</p>
<p>Ne yazık ki, en az desteği alan, tutulmayan sözlerden dolayı da en mağdur hale gelen ülke Türkiye’dir.</p>
<p>2022 yılında göç ve göçmen probleminin ülkelerin ve uluslararası kuruluşların müşterek iradesiyle çözüme kavuşturulması ertelenemez bir hedef olmalıdır.</p>
<p>Türkiye’ye sığınan Afgan ve Suriyeli sığınmacıların, kendi ülkelerinde güvenli, huzurlu ve istikrarlı bir ortamın inşasından hemen sonra geri dönüşlerinin gönüllü şekilde ikmal ve idamesi milli bir zarurettir.</p>
<p>Ne var ki, bazı marjinal oluşumların, Türkiye üzerinde hesabı olan çevrelerin tetikçiliğine soyunan lekeli figüranların sığınmacıları peyderpey hedef aldıkları, onlara yönelik düşmanlıkları kışkırtmaya çalışarak iç çatışma iklimini tesis etmeye niyetlendikleri anlaşılmaktadır.</p>
<p>Sığınmacılardan toplum huzurumuza ve insan varlığımıza karşı yapılmış saldırıların faillerini cezalandırmakla birlikte bu suçluları anında sınır dışı etmek pek tabii mecburiyettir.</p>
<p>Ancak ülkemize sığınmış suçsuz günahsız insanlar üzerinden provokasyon ortamı imal etmeye kalkışmak sorumsuzluk ve sağduyu noksanlığı olmasının yanında, manası ve maksadı itibariyle Türkiye düşmanları tarafından sipariş edilen örtülü bir operasyon çeşididir.</p>
<p>Bu operasyona alet olanların iç barış ve huzur ortamından rahatsızlık duyan görevli ajanlar olduklarına şüphe yoktur.</p>
<p>Buradan herkesi uyarıyorum, partimizin simgelerini kullanıp çeteleşmeye, bu suretle sokak eylemlerine heves edenlerin enselerinde kesinlikle nefesimiz olacaktır, yaptıklarına da pişman edecek hukuk ve kolluk gücü devletimiz de bulunmaktadır.</p>
<p>Hiç kimse hesap hatası yapmasın, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i dibi görünmeyen kuyulardan su içmeye davet etmesin.</p>
<p>Bu kindar davet sahiplerini sırasıyla afişe etmek, kirli yakalarından tutmak, davamızın onuruyla oynamalarının bedelini ödetmek her saha ve zeminde görevimizdir.</p>
<p>2021 yılında göçmen akını yanında ülkeler arası güç rekabeti, bölgesel çatışmalar, küresel cepheleşmeler artış kaydetmiştir.</p>
<p>Rusya-Ukrayna arasında süregelen gerginliğin savaş şartlarına geçiş yapıp yapmayacağı, diplomatik temasların sonuç verip vermeyeceği kısa zaman içinde anlaşılmış olacaktır.</p>
<p>Temennimiz iki ülke arasında aklıselimin öne çıkması, anlaşmazlıkların karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla bir üst noktada uzlaşmayla düğümlenmesidir.</p>
<p>Kafkaslarda patlayacak bir savaş halinin Türkiye başta olmak üzere, Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeleri, Doğu Avrupa’yı ve dahi çok geniş bir coğrafyayı zora sokacağını ifade etmek için kahin olmaya gerek yoktur.</p>
<p>2021 yılının bitimine saatler kala, Biden ile Putin arasında kurulan telefon diplomasisinden bir sonuç da çıkmamıştır.</p>
<p>Biden’ın, Ukrayna’ya saldırı halinde ABD ve müttefiklerinin cevap vereceğini söylemesi, Putin’in ise, NATO genişlemesinin olmaması için yazılı garanti isteyip, yaptırım uygulanırsa ilişkilerin sona ereceğine vurgu yapması bölgenin ve dünyanın her gelişmeye açık olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Nükleer savaştan bahsedilmesi de bir başka vahim risk olarak karşımızdadır.</p>
<p>10 Ocak 2022 tarihinde, Rus ve ABD heyetleri arasında Cenevre’de gerçekleşecek görüşme trafiği;</p>
<p>2002 yılında, Roma’da düzenlenen NATO-Rusya Zirvesi’nde istişare, uzlaşı, işbirliği, ortak karar ve ortak eylem mekanizması olarak kurulan NATO-Rusya Konseyi’nin 12 Ocak 2022 tarihinde Brüksel’de toplanması;</p>
<p>13 Ocak 2022’de, AGİT Daimi Konseyi’nin Viyana’da Rusya-Ukrayna arasındaki ilişkileri ele alacak olması bundan sonraki gelişmelerin seyir ve serencamını da tayin edecektir.</p>
<p>Rusya’nın Ukrayna sınırına yaptığı askeri tahkimat NATO ile bu ülke arasındaki ilişkileri Soğuk Savaş şartlarına adeta geri döndürmüştür.</p>
<p>NATO’nun karar alma organı Kuzey Atlantik Konseyi’nin 16 Aralık 2021’de yaptığı açıklamada, Rusya ile herhangi bir diyaloğun mütekabiliyet temelinde ilerlemesi, NATO’nun endişelerini gidermesi, Avrupa güvenliğinin ana ilkeleri çerçevesinde olması gerektiği ifade edilmiştir.</p>
<p>Rusya’nın 2014’de Kırım’ı yasa dışı ilhak ettiği tartışmasızdır.</p>
<p>Yeni bir işgal denemesi ise büyük trajedilere ve küresel fay hatlarının çatlamasına yol açacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin barışın, istikrarın, huzurun, kalıcı anlaşmanın ve ihtilafları çözmenin savunmasını yapması çok yerindedir, bizim de istediğimiz, desteklediğimiz denge hali budur.</p>
<p>Rusya ile Çin’in yakınlaşması, ABD ile Çin’in keskin ayrılıkları, Almanya-Rusya arasındaki çatlaklar, Berlin-Paris hattıyla, Doğu Avrupa ülkelerinin gelgitli ilişkileri 2022’nin çok şeye gebe olduğuna işarettir.</p>
<p>Bir diğer sorun alanları da Suriye, Libya, Akdeniz ve Balkanlar olarak göze çarpmaktadır.</p>
<p>ABD’nin, Akdeniz’de daimi olarak bir uçak gemisi bulundurma kararı, Yunanistan’ı askeri üslerle donatması, Türkiye’nin milli bekasını tehdit eden bir aşamaya gelmesi ne dostlukla, ne müttefiklikle, ne de iyi niyetle izah edilemeyecektir.</p>
<p>Yunanistan’ın silahlanma yarışı, Türkiye’yi tehdit olarak değerlendirip Ege’de Lozan’ı ve uluslararası hukuku çiğnemesi, Güney Rum kesimiyle eşgüdüm halinde deniz yetki alanlarımıza musallat olması hazmedilmesi mümkün olmayan ilkel tahakküm hamleleridir.</p>
<p>Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma konusunda sürekli fırsatçılık yapması haydut devlet olma yolunda hızla ilerlediğini göstermektedir.</p>
<p>PKK’ya, FETÖ’ye kucak açan, bunlara kamp kuran bu kiralık uşak devlet sabrımızı daha fazla test etmekten acilen vazgeçmelidir.</p>
<p>Ege Denizi’ne fitne serpiştirenlerin sonu hüsran, zalim emellerin sonucu hezimettir.</p>
<p>Yunanistan, Fransa’dan aldığı savaş uçaklarına, savaş gemilerine fazla güvenmemelidir.</p>
<p>Türk’ün çelikten iradesi havada, karada veya denizde, kim nerede istiyorsa, muhasım odakları yakıp yıkmaya, ekin gibi biçmeye yetecektir.</p>
<p>Hiç kimse bize güç gösterisi yapmasın, korkakça tehdit savurmasın.</p>
<p>Ege ya barış ve huzur denizi olacaktır, ya da Türk milleti yeni bir zafere kanıyla da olsa, canıyla da olsa imza atmasını bilecektir.</p>
<p>Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın geçtiğimiz günlerde “Türk tahriklerine karşı koymalıyız” beyanı bayağı ve temelsiz bir meydan okumadır.</p>
<p>Bu ülke henüz vakit varken dostluk ve komşuluk hukukunun sınırlarına geri dönerek, erdem ve olgunluğun muhakkak surette tarafı olduğunu belgelemelidir.</p>
<p>2021 yılının Eylül ayında, 16 yıllık Merkel iktidarı Almanya’da sona ermiş, yeni bir isim başkanlığında kurulan koalisyon hükümeti yönetimi devralmıştır.</p>
<p>Bu yılın Nisan’ında, Ocak ayından başlayarak altı aylık süreyle AB Dönem Başkanlığını üstlenen Fransa’da seçimler yapılacak, kimin cumhurbaşkanı olacağı netleşecektir.</p>
<p>Kasım ayında ise ABD’de de Kongre seçimi vardır ve şimdiden çok çekişmeli geçeceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Biden yönetiminin saldırgan ve savruk tutumunun, ABD’nin şiddetlenen iç kanamasının ve eyaletler arasındaki derin çarpıkların sandığa nasıl yansıyacağı belirginlik kazanacaktır.</p>
<p>Bize göre 2021’in en önemli gelişmelerinden birisi 12 Kasım’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıdır.</p>
<p>Özlemini çektiğimiz, hayranlıkla karşıladığımız bu birlik ve beraberlik ruhu Türk-İslam coğrafyalarına yeni bir soluk, yeni bir heyecan, yeni bir ivme kazandırmış, böylelikle Türk birliğinin sütunları şükürler olsun ki dikilmiştir.</p>
<p>Türk milleti aziz bir millettir.</p>
<p>Dereler nehirlerle birleşecek, nehirler denizlerle buluşacak, en sonunda Orhun’un suları Türk’ün okyanusuyla kavuşacaktır.</p>
<p>Ayrı ayrı coğrafyalarda yaşayan milletimizin asil mensupları Issık Gölü’nün hatıralarıyla, Ergenekon’un ilhamıyla, Türkistan’ın tarihi anılarıyla dünyanın geri kalanına istikrar saçacak, huzur sağlayacak, barış getirecek, refah ve adalet açısından da rol model olacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Değerli Milletvekilleri,</p>
<p>Rusya ilk defa 2021 yılında, nükleer füze taşıyan uzun menzilli bombardıman uçaklarını Suriye’ye indirmiştir.</p>
<p>Ayrıca Zirkon hipersonik füzelerle donatılmış savaş gemilerini Suriye’nin Tartus Limanı’na konuşlandırmıştır.</p>
<p>ABD, Suriye’de yuvalanmış bölücü terör örgütüne açıktan destek vermeyi geçtiğimiz yılda da sürdürmüştür.</p>
<p>Ülkücüden terörist çıkarmaya çalışan ABD’nin damgalı teröristlere, azılı katillere şirin ve sevimli çocuk muamelesi yapması tarihin ve insanlığın affetmeyeceği ikiyüzlülük olarak alenileşmiştir.</p>
<p>Eren Bülbül’ün kanına girenlerin, bebeklere kurşun sıkanların ABD tarafından pışpışlanıp sırtlarının sıvazlanması insanlığın görüp görebileceği en kepaze tenakuzlardan birisidir.</p>
<p>Suriye egemen güçlerin, devlet dışı aktörlerin, terör gruplarının, istihbarat örgütlerinin bir nevi hesaplaşma, restleşme, yeri geldiğinde de mutabakat alanına dönüşmüştür.</p>
<p>Bu ülkede iç huzur ve sükûnet hâkim olmadan Türkiye’nin güvenli olması söz konusu değildir.</p>
<p>Güney sınırlarımız boyunca planı yapılan terör devleti şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin cesaretiyle bozulmuştur.</p>
<p>Suriye kangrene dönüşmüştür ve içinden çıkılmaz haldedir.</p>
<p>Türkiye gerek Suriye’den gerekse de Irak’ın kuzeyinden kaynaklanan terörist eylemleri engelleme, saldırıları önleme hususunda muazzam bir mücadele azmi sergilemiştir.</p>
<p>Teröre karşı vatanın ve milletin müdafaasını yaparken şehit düşen kahramanlarımıza, geçtiğimiz yılın son gününde, Barış Pınarı Harekat Bölgesi’nde PKK/YPG’li hainlerin saldırısında şehit düşen Devlet Su İşleri personelimize Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.</p>
<p>Gazilerimize uzun ve huzurlu ömürler temenni ediyorum.</p>
<p>İnanıyorum ki, Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünün arifesi olan 2022’de terörün kökü Allah’ın izniyle kazınacak, hıyanetin piyonlarına ve ele başlarına hayat zindan edilecektir.</p>
<p>2023’de terörün gündemden tamamen çekilip çıkarılması için 2022 yılı bir milat olacaktır.</p>
<p>Teröristler için önlerinde iki seçenek vardır:</p>
<p>Ya gelirler silahlarıyla birlikte teslim olup bağımsız Türk yargısı önünde hesap verirler, ya da görüldükleri veya bulundukları her mahalde açık hedef olmaktan kurtulamazlar.</p>
<p>Türkiye, terörü bitirmeye, bölücülüğün beslendiği damarları kesmeye kararlıdır.</p>
<p>Bu yüzden PKK’nın HDP sureti kesinlikle kapatılmalıdır.</p>
<p>HDP, demokrasinin yüz karasıdır.</p>
<p>HDP, Türkiye’ye çevrilmiş kanlı silahtır.</p>
<p>HDP’yle ittifak kuran, HDP’nin yörüngesine giren, HDP’yle gelecek düşleyen hangi parti, hangi oluşum varsa suç ortağıdır, bölücülük çukurundadır.</p>
<p>Gabar’daki, Cudi’deki, Tendürek’deki, Bestler’deki, sınır ötesinin her noktasındaki muhkem kazanımlarımızı, muhteşem başarılarımızı TBMM’de kaybetmeye hakkımız olmadığı gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde pazarlık konusu yapmaya da hiç kimse kalkışmamalı, bunu aklından dahi geçirmemelidir.</p>
<p>Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan, terörün emellerine hizmet eden, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne hançer sallayan sözde milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılarak alayının birden mahkemenin önüne çıkarılması adaletin ve milli iradenin şeref bahsidir.</p>
<p>Eğer taviz verirsek yarın teslim olmamızı dayatırlar, bununla yetinmezler başımızı isterler, yetmedi mezarlarımızı bile talan ederler.</p>
<p>Kahraman güvenlik güçlerimizin mücadele onurunu siyasi rant uğruna, ikbal hesapları lehine hiçe sayanlar doğrudan doğruya ayağımızın altındadır, hukukun da ilgi alanındadır.</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda işe alınan çok sayıda kişiden 557’sinin terör örgütleriyle irtibat ve iltisak içinde olduklarına dair yabana atılmayacak vahim bir iddianın üzerine gidilmesi, İçişleri Bakanlığımızın teftiş mekanizmasını çalıştırması bir hukuk gerçeği, bir idare marifetidir.</p>
<p>Bundan rahatsızlık duyanlar İçişleri Bakanımızı karalamaya yeltenenler kızarmaz gözleriyle, utanmaz yüzleriyle, uslanmaz yüzsüzlükleriyle Türkiye’nin karşı cephesi, Türk milletinin kripto hasımlarıdır.</p>
<p>Belediye’ye terörist almanın neresi milli iradenin hükmüdür?</p>
<p>Belediye’ye FETÖ’cüleri, PKK’lıları, DHKP-C’lileri, MLKP’lileri doldurmanın neresinde adalet, neresinde ahlak, neresinde vatan ve millet sevgisi vardır?</p>
<p>Çok ciddi iddialar teftiş, tetkik, sonrasında da tahkik edilmesin mi?</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın başında müteferrika kavuğu vardır da imtiyaz mı kazanmıştır?</p>
<p>“Lafı ortaya attım, isteyen istediğini alsın” diyen çürük yumurta, senin dilinin altındaki bakla nedir?</p>
<p>Özel teftişten dolayı endişeli ve üzüntülü olduğunu söyleyen, sürecin İmamoğlu’nun tabi adaylığını güçlendirdiğini ifade eden, bizim de bu niyette olduğumuza yönelik kuşkularını paylaşan sulu gözlü siyasetçi sana soruyorum;</p>
<p>Siyasete devam etmek için CHP’de yer mi yapıyorsun?</p>
<p>Kaybettiğin itibarını Halk TV ekranlarında mı arıyorsun?</p>
<p>Önyargıyla teftiş sürecinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla ilgili bir mesele olmadığını iddia edenler siz nasıl bir kafaya sahipsiniz?</p>
<p>Bununla iktifa etmeyip, “TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya tavrını mı ortaya koyar” sorusuyla teftiş sürecini baltalamak isteyen, dönemin Genelkurmay Başkanı’nı, bugünün Milli Savunma Bakanı’nı töhmet altında bırakan saygıdeğer siyasetçi, senin varmak istediğin yer neresi, yapmak istediğin nedir?</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na terör örgütleriyle irtibat ve iltisaklı olanların alımında en alttan en üste kadar hiyerarşik zincirdeki herkes sorumlu değil midir?</p>
<p>Belediye Başkanı, kimlerin işe alınıp alınmadığını sormayacak mıdır?</p>
<p>Sordu ise bu teröristler ne arıyor diyemedi mi? Demedi ise suçludur. Biliyor da HDP korkusundan dolayı susmuşsa yine suçludur. Hiç haberi yoksa, daha tehlikelidir, o zaman da katmerli suçludur.</p>
<p>Anlayacağınız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı her durumda sorumludur.</p>
<p>İddialar tevsik edilirse, suç sabit görülürse, tekraren ifade ediyorum; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı bir saniye bile olsa makamını işgal edemez, etmemelidir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızla görevdeki Belediye Başkanı’nı karşılaştırmak, “bakın o da aynısını yaşamıştı, görevden alınmıştı” demek, soysuz bir kıyastır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan, okuduğu bir şiir yüzünden büyük haksızlıklara uğramış, görevden alınmıştı.</p>
<p>Bu anti demokratik ve faşist uygulamayı Türk milleti tashih ve tamir etmiş, nihayetinde Sayın Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığına kadar taşımıştır.</p>
<p>Peki, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı şiir mi okudu? Hayır.</p>
<p>Gözünün üstünde kaşın var mı dendi? Gene hayır.</p>
<p>Terör örgütleriyle bağlantılı olanların Belediye’ye alınması konusunda iddiaların araştırılması, incelenmesi, ihtiyaç olursa da soruşturulması maksadıyla tecrübeli müfettişler görevlendirildi.</p>
<p>Ne var bunda? Yanlış olan nedir? Mağduriyet bunun neresindedir?</p>
<p>Suç işlemiş, işlenmiş suçlara ortak olmuş, terör örgütüne mali ve siyasi destek sağlamış HDP’li belediye başkanları o halde niye görevden el çektirildi?</p>
<p>Hukukun üstünlüğü varsa, ki vardır ve kesindir, o zaman kamu görevi icra eden herkes yeri ve zamanı geldiğinde yaptıklarından veya yapamadıklarından dolayı hesap vermekle yükümlüdür.</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde suç işlenmişse, teröristler bir diyet programı kapsamında işe alınmışsa, bunun birinci derecede sorumlusu temsili olarak şube müdürü Ahmet, daire başkanı Mehmet değil; bal gibi, buz gibi Belediye Başkanı olan zattır.</p>
<p>Bu kapsamda herkes teftiş cihetiyle ulaşılacak sonucu beklemelidir.</p>
<p>Suç sabit görülür, suçlular tespit edilirse bundan sonraki etap mahkemelerdir.</p>
<p>Bu süre zarfında teröristlerin işe girdiği belge ve bilgilerle bir rapor formatına bağlandıktan sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sadece mahkeme huzuruna çıkması yetmez, görevinden alınması şarttır, adaletin icabıdır, hitamında sorumluluk Büyükşehir Belediye Meclisi’ne aittir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin berrak görüşü milletin kanaat ve görüşüdür.</p>
<p>Sözümüz hakkın ve hakikatin sesidir.</p>
<p>Kim bu süreçte hem nalına hem mıhına vuruyorsa, Cumhur İttifakı’ndan hazımsız, milli beka mücadelesinden de memnuniyetsiz demektir.</p>
<p>Onlara karşı tek başımıza da kalsak geri dönmeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz.</p>
<p>Emperyalist ülkelerden birisinin general rütbeli bir askeri tarihin bir döneminde şöyle demişti:</p>
<p>“Yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazımdır, işte bunu yapamazlar.”</p>
<p>Dün yapamadılar, bugün de başaramayacaklar, tarihimizi yenmeden süngümüzün düşmesi, başımızın öne eğilmesi asla ama asla söz konusu olamayacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>
<p>2021 yılında doğal afetler peş peşe sökün etti.</p>
<p>Ormanlarımız yandı, yüreklerimiz kavruldu.</p>
<p>Sel ve heyelanlar başta Kastamonu olmak üzere pek çok ilimize karabasan gibi çöktü.</p>
<p>Evler yıkıldı, insanlarımız hayatını kaybetti.</p>
<p>2022 yılında aynı felaketlerin bir daha tekerrür etmemesini niyaz ediyorum.</p>
<p>Bu kapsamda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmetler diliyorum.</p>
<p>Yaralarımız sarılmış, dikilen fidanlar yeşermeye başlamış, nihayet zarar ve ziyanlar telafi edilmiştir.</p>
<p>Türkiye büyük bir ülkedir. Sorunlar karşısında teslim olmayacaktır.</p>
<p>Hayatın olağan akışı içinde her meselenin üstesinden gelmeye de mahirdir.</p>
<p>Özellikle ekonomik temelden ve teorik gerçeklerden kopuk kur ve fiyat artışları ülkemizin belini kırmak, huzur ve refah ümitlerini kesintiye uğratmak için projelendirilmiştir.</p>
<p>Ekonomik operasyonlara, siyasi oyunlara, diplomatik tuzaklara karşı milletimizle aynı çizgideyiz, devletimizle aynı mevzideyiz, hükümetimizle aynı siperdeyiz.</p>
<p>Kur aracılığıyla milli birliğimizin ve toplumsal huzurumuzun kurcalanmasına, kurutulmasına göz yummayacağız.</p>
<p>20 Aralık tedbirleri vasıtasıyla döviz kurundaki düşüşlerin aynı oranda fiyatlar genel düzeyine yansıması, vatandaşlarımızın temel mal ve hizmet ihtiyaçlarının fiyatlarında indirime gidilmesi adil ve ahlaki bir beklenti, ekonomik güvenliğimizin de bir gereğidir.</p>
<p>Dün belli olan yüzde 13,58’lik Aralık ayı tüketici enflasyonuyla 2021 yılında kümülatif enflasyon oranı yüzde 36,08’e tırmanmıştır.</p>
<p>Salgın döneminin pek çok olumsuz tesiri kadar döviz kurundaki artışlar da maalesef enflasyonu tetiklemiş, arzu etmediğimiz seviyelere ulaştırmıştır.</p>
<p>Elbette enflasyonun üstesinden hep birlikte geleceğiz.</p>
<p>Hiçbir vatandaşımızı bu canavara ezdirmeyeceğiz.</p>
<p>Hayat pahalılığı kaderimiz değildir.</p>
<p>Dar ve orta gelirli insanımızın elinden tutmak başlıca vazifemizdir.</p>
<p>Geçtiğimiz ay tespit edilen yüksek asgari ücretin yanı sıra, dün bizatihi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan memur ve emekli maaş zamları hakikaten sevindiricidir, refah açısından önemli bir gelişmedir.</p>
<p>Enflasyona karşı milli irade teyakkuzdadır.</p>
<p>Memurlarımıza toplamda yüzde 30,5 oranında zam yapılması, hiçbir emeklimizin 2 bin 500 liranın altında maaş almayacak olması memnuniyet vericidir, kriz tellallarını da ters köşeye yatırmıştır.</p>
<p>İlerleyen aylarda faiz, enflasyon, döviz kuru inşallah makul ve istikrarlı seviyelere gerileyecektir.</p>
<p>Türkiye tarafı olduğu zorlu mücadeleyi kazanacak, siyasi gücünü ekonomik bağımsızlıkla perçinleyecektir.</p>
<p>Kamu kurumlarının kapısında siyaset yapan tükenmiş ve tüfeyli CHP Genel Başkanı ne derse desin.</p>
<p>Zilletin diğer paydaşları ne yaparsa yapsın.</p>
<p>Türkiye büyüyecek, kalkınacak, zenginleşecek; yatırım, üretim, ihracat, istihdam, cari fazla seferberliğiyle Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümü Allah’ın izniyle taçlanacaktır.</p>
<p>Cumhur İttifakı bunu sağlamaya kararlıdır.</p>
<p>Türkiye’nin imajına, inandırıcılığına, saygınlığına, tarihi vasfına gölge düşürmek için kuyruğa giren zillet ittifakını ve dış destekçilerini Cumhur İttifakı şaşkına çevirecek, hayal kırıklığına uğratacaktır.</p>
<p>2022 yılı muzaffer günlerin kuluçkası, 2023 yılı da kudret ve kuvvet kaynağıdır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, şafak sökecek diyor.</p>
<p>Elhak doğrudur, ancak bu söken şafak onun ve yandaşlarının karanlığı olacaktır.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle yeni yılınızı bir kez daha tebrik ediyor, Meclis çalışmalarınızda üstün muvaffakiyetler diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.</p>
<p> </p>
<p>DEVLET BAHÇELİ</p>
<p>MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL PARTİSİ<br />
Kaynak:https://www.ulkuocaklari.org.tr/blog/i/liderimiz-sayin-devlet-bahceli-beyin-grup-konusmalari04012022</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahcelinin-grup-konusmalari-h24573.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEVLET BAHÇELİ BEY’İN GRUP KONUŞMALARI</title>
		<link>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahceli-beyin-grup-konusmalari-h22423.html</link>
					<comments>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahceli-beyin-grup-konusmalari-h22423.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 12:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLET BAHÇELİ BEY]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLET BAHÇELİ BEY'İN GRUP KONUŞMALARI]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP KONUŞMALARI]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/devlet-bahceli-beyin-grup-konusmalari-h22423.html</guid>

					<description><![CDATA[MHP GENEL BAŞKANI SAYIN DEVLET BAHÇELİ BEY’İN 02.11.21 TARİHLİ GRUP KONUŞMALARI Saygıdeğer Arkadaşlarım, Değerli Basın Mensupları, Bu haftaki Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Ayrıca yurtiçinde ve yurtdışında toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımızı, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan muhterem kardeşlerimizi de yürekten selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum. Geçen hafta Cumhuriyeti’mizin ilanının 98’inci yıl dönümünü &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>MHP GENEL BAŞKANI SAYIN DEVLET BAHÇELİ BEY’İN 02.11.21 TARİHLİ GRUP KONUŞMALARI</p>
<p>Saygıdeğer Arkadaşlarım,</p>
<p>Değerli Basın Mensupları,</p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.</p>
<p>Ayrıca yurtiçinde ve yurtdışında toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımızı, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan muhterem kardeşlerimizi de yürekten selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Geçen hafta Cumhuriyeti’mizin ilanının 98’inci yıl dönümünü bahtiyar bir vicdanla andık, iftiharla kutladık.</p>
<p>Aziz Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti daha güçlü, daha gelişmiş, daha serpilmiş vaziyette tarihi yolculuğuna devam etmektedir.</p>
<p>Cumhuriyet üçüncü evresine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle geçerek büyük bir atılım içine girmiştir.</p>
<p>Yürüyüşümüzü zaafa uğratan paslı zincirler sökülüp atılmıştır.</p>
<p>Cumhurla Cumhuriyet istiklal ve istikbal hedeflerine tam bir kucaklaşma halinde kilitlenmiştir.</p>
<p>Cumhuriyet’in fazileti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muvaffakiyetiyle kenetlenmiştir.</p>
<p>Büyük düşünür Farabi’ye göre, insanların saadete erişmek amacıyla bir araya geldikleri, dayanışma ve yardımlaşma içinde bulundukları şehir “fazıl bir şehir”dir.</p>
<p>Zaten saadete erişmek maksadıyla kurulan her topluluk da fazıl bir topluluktur.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti fazıl bir yönetim sistemiyle huzur, refah ve demokratik istikrar içinde geleceğe yürüyüş halindedir.</p>
<p>Elbette gözlerine kara perde inen siyasi ucubelerin bu gerçeği bırakınız anlatmasını, algılayıp anlaması bile hayal mahsulü bir beklentidir.</p>
<p>Artık Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü için geri sayım başlamıştır.</p>
<p>2023 yılında Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’yle birlikte Cumhuriyet’in 100’üncü onur yılına ulaşılmış olacaktır.</p>
<p>Bu amaçla Milliyetçi Hareket Partisi bütün imkanlarını seferber ederek Anadolu’yu karış karış dolaşmanın, vatandaşlarımızla kademe kademe buluşmanın çabasındadır.</p>
<p>81 ilimizin tamamını kuşatan, 4 Eylül 2021 tarihinde Afyonkarahisar’da başlayıp Ankara’da noktalanan 9 ayrı bölge istişare toplantımızdan sonra, şimdi de yeni bir siyasi çalışmayla sahadayız, insanımızla biraradayız.</p>
<p>Bu kapsamda siz değerli milletvekili arkadaşlarıma ilave olarak MYK-MDK üyelerimizin de iştirakiyle teşekkül eden muteber heyetler vasıtasıyla ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızla birebire temas ve diyalog kurulmaya başlanmıştır.</p>
<p>Halkımızla özlem gideriyoruz, onları dinliyoruz, gelecek hedeflerimizi paylaşıyoruz, politikalarımızı anlatıyoruz, kafalarda biriken soru işaretlerine cevaplar vermeye çalışıyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin her köşesindeki kanaat önderlerine, sivil toplum kuruluşlarına, muhtarlarımıza, esnaflarımıza, iş adamlarımıza, çiftçilerimize elimizi uzatıp gönlümüzü açıyoruz.</p>
<p>“Adım Adım 2023: İl İl Anadolu” temasıyla herkese ulaşacağız, her kapıyı çalacağız, ayak basmadık yer bırakmayacağız.</p>
<p>Çarşıda, pazarda, bağda, bostanda, camide, cemevinde, dilde, dilekte, duada, Türkiye’nin geleceğinde birlikte olmak, birliğimizi güçlendirmek maksadıyla 2023’e kadar hiç durmayacağız.</p>
<p>2023 yılının Haziran ayında yapılacak seçimler konusunda milletimizle dertleşeceğiz, sertleşen kuşatmayı beraberce yarmak için el birliği, emel birliği, inanç birliği yapacağız.</p>
<p>Bir başka çalışmamız da bugünden itibaren şudur: Tarihine sırt çevirmiş, kökünden uzaklaşmış, işgal edilmiş Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek yüzünü her zeminde, her yöremizde anlatacağız.</p>
<p>Bilhassa 24 Haziran seçimlerinde CHP’nin en fazla oy aldığı 131 seçim bölgesinde; HDP’yle ittifakını, terörle mücadeleye karşı gelişini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le bağını koparışını tek tek milletimizle, CHP’ye oy veren milli insanlarımızla paylaşacağız.</p>
<p>Atatürk sevdalısı kardeşlerimizi birer birer uyaracağız, CHP’nin neye dönüştüğünü, şu anda nasıl bir hüviyete büründüğünü, kimlere hizmet ettiğini, kaynağından nasıl koptuğunu halka hizmet Hakk’a hizmet şiarıyla izah edeceğiz, takdiri millete bırakacağız.</p>
<p>Bugünden itibaren yeni görevlendirmeleri yapıyorum, CHP’nin gizli gündemini, ağır kusurlu siyasetini halkımıza doğrudan aktarmak ve ifşa etmek amacıyla arkadaşlarımızı Anadolu’ya gönderiyorum.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü tesadüflere bırakamayız.</p>
<p>Azgınlaşan tehditlere dudak bükemeyiz.</p>
<p>Kabaran tehlikeleri alttan alamayız.</p>
<p>Yerimizde sayamayız, bu nedenle erkenden yol almalıyız.</p>
<p>İnanıyorum ki, Trakya’dan itibaren yaktığımız mücadele ve demokrasi meşalesi adım adım Anadolu’nun her tarafını aydınlatacak, millete güven, Türkiye muhaliflerine korku salacaktır.</p>
<p>Vatandaşlarımızla konuşacağız, mutlaka anlaşacağız.</p>
<p>Her insanımıza dokunacağız, onlarla kesinlikle uzlaşacağız.</p>
<p>Cumhur İttifakı olarak Cumhuriyet’e sahip çıkacağız.</p>
<p>Geleceğimize sahip çıkacağız.</p>
<p>Milli bekamıza sahip çıkacağız.</p>
<p>Adım adım 2023’e vasıl olacağız.</p>
<p>Nerede bir vatan evladı varsa onunla kucaklaşacağız.</p>
<p>Edirne’den Diyarbakır’a; İzmir’den Hakkari’ye; Mersin’den Rize’ye; Tunceli’den Balıkesir’e, Erzurum’dan Çanakkale’ye; Bingöl’den Sinop’a ülkülerimizi taşıyacağız, hedeflerimizi anlatacağız, umutları dirilteceğiz, her yerde olacağız, her yürekte bulunacağız, Allah’ın izniyle başaracağız, 2023’te bir Türk mucizesine, bir millet yükselişine Cumhur İttifakı olarak imza atacağız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi nerede diye soranlara diyorum ki, görmesini bilenler için her taraftayız, Anadolu’nun yollarındayız, tarlaya kazınmış izdeyiz, nasırlı ellerdeyiz, solgun yüzlerdeyiz, harman yerlerindeyiz, işleyen tezgâhlardayız, verilen emeklerdeyiz, dökülen alın terlerindeyiz, akan göz nurundayız, kısacası Türk milletinin ta kendisiyiz, Türkiye’nin şah damarıyız.</p>
<p>Şehit kanlarıyla sınırları çizilmiş aziz vatanın nurlu ufkunda parlayan hilal aydınlığıyız.</p>
<p>2023’te Lider Ülke Türkiye hedefini gerçekleştirecek olan Türkiye sevdalılarıyız.</p>
<p>Cumhur İttifakı aşkla, adanmışlıkla, coşkuyla, şevkle, heyecanla mücadelesini sürdürüyor, buna da devam edecektir.</p>
<p>Fitne bariyerleri dikseler de, yıkıp geçeceğiz.</p>
<p>Mütecaviz engeller çıkarsalar da, aşıp gideceğiz.</p>
<p>Müstevlilerle kolkola girip karşımıza çıkan olsa da, alayını ezip işimize bakacağız.</p>
<p>Oyalanacak vaktimiz yoktur.</p>
<p>Boş bahanelere sığınmaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Tekerimize çomak sokturmaya eyvallahımız yoktur.</p>
<p>Nitekim bizi durdurmaya güçleri yetmeyecek.</p>
<p>Çünkü Türk milleti yayından çıkan ok gibi geleceğe koşmaktadır.</p>
<p>Önümüzü kesemeyecekler, ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun zaferi, milletin zaferi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin zaferi, milli onurun zaferini tescil ve tevzi edecektir.</p>
<p>Biz buna hazırız, bunun için de inançla, engin bir sağduyuyla geceyi gündüze katıp Türk milletiyle bütünleşeceğiz.</p>
<p>İçinden geçtiğimiz çağda söz sahibi olmanın yolu, güçlü bir milli kimliğe ve özgüvene sahip bir millet olmaktan geçmektedir.</p>
<p>Türk milletinin ve bütün insanlığın barış ve mutluluk içinde insanca yaşayacağı bir dünya ideali, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet projesinin hayata geçirilmesiyle mümkündür.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe taşımak, yeni nesilleri Türk-İslam kültürüyle, vatan sevgisiyle yetiştirmek, milletimizin refah ve mutluluğunu her zaman en üst seviyede tutmak ihmal edemeyeceğimiz bir gayedir.</p>
<p>Parti olarak, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya tesis etme anlayışını kendimize siyasi misyon olarak belirledik.</p>
<p>Bu misyon, Türkiye’yi lider ülke konumuna taşıyacak, bütün mazlum milletlerin de hür ve onurlu bir şekilde yaşamasına ilham olacaktır.</p>
<p>Bunu başarmanın yolu Türkiye’nin, zilletin dayatmalarından ve kronikleşmiş ayak bağlarından öncelikle kurtulmasıdır.</p>
<p>Milli ve tarihi değerleriyle barışık,</p>
<p>Sorun çözme kabiliyeti olan etkin bir devlet düzeni kurmuş,</p>
<p>Ülkenin kaynaklarını seferber edecek milli bir ekonomi modeli uygulamaya koymuş,</p>
<p>Ve küresel sistemde saygın konuma gelmiş güçlü bir Türkiye; 21’inci yüzyılda dünya siyasetinde ve ekonomik hayatında söz sahibi olacaktır.</p>
<p>Bize göre, bu topraklara vatanım, bu insanlara milletim, bu bayrak, bu ülke benim, ben Türk milletine mensubum diyen herkesle kucaklaşmak, Cumhuriyetimizin devamının gereği, üç kıt’ayı asırlarca yönetmiş aziz ceddimizin manevi mirasıdır.</p>
<p>Büyük Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” sözünde anlamını bulan millet gerçeği, Türkiye’mizin bağımsız, güçlü ve demokratik bir ülke olarak ilelebet var olmasının da sosyal ve kültürel temeli ve olmazsa olmaz kilit taşıdır.</p>
<p>Ecdadımızın duaları,</p>
<p>Şehitlerimizin ruhları,</p>
<p>Şehit analarının gözyaşları,</p>
<p>Yetimlerin yürek yaraları,</p>
<p>Nesillerin gelecek ümitleri,</p>
<p>Bizimledir, bizim yanımızdadır, şerefimize emanettir.</p>
<p> </p>
<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>
<p>Yerkürenin en önemli sorunlarından birisi teknolojik sıçramadaki göz kamaştırıcı ivmenin aynı oranda insani ve ekolojik gelişmeye yansımamasıdır.</p>
<p>Bu temel ve iç karartıcı sorun beşeriyetin ortak açmazıdır.</p>
<p>Uygarlık merdivenlerinden çıkıldıkça tam tersi istikamette çevreye duyarlılık, insana saygı, adalet ve hakkaniyete duyulan hassasiyet maalesef hızla iniş halindedir.</p>
<p>Sömürgeciliğin yol açtığı tahribatlar, daha fazla kazanma, daha çok zenginleşme arayışları vahşi rekabetlere kapı aralayarak dünyanın ekolojik çehresini tanınmaz hale getirmiştir.</p>
<p>Zulüm, baskı, sömürü, tahakküm, hegemonya mücadeleleri aynı zamanda doğayı da zehirlemiştir.</p>
<p>Sözde gelişmiş ülkelerin doymaz kursakları, dinmez hırsları insanlığı uçurumun dibine kadar savurmuştur.</p>
<p>Dünyada sera gazı emisyonunun yayılmasında başı çeken ülkelerin küresel ısınmadaki payları ileri düzeylerdedir.</p>
<p>Çevre kirliliğinin, doğa katliamının bir numaralı failleri demokrasi, özgürlük ve insan hakları konularında mangalda kül bırakmayan ülkelerden başkası değildir.</p>
<p>Bu çerçevede ortaya çıkan zararların kapsamı bugün çok tehlikeli boyutlardadır.</p>
<p>Açlık, yoksulluk ve sefaletten ayrı olmayan ekolojik yıkım insanlığı geri dönüşü olmayan bir eşiğe sürüklemektedir.</p>
<p>Bir yanda küresel sıcaklık artarken, diğer yanda buzullar erimekte, çöller genişlemektedir.</p>
<p>Bir yanda tropikal bölgelerdeki ekolojik ve biyolojik çeşitlilik kaybolurken, diğer yanda mercan yatakları kuruyup denizler kirlenmektedir.</p>
<p>Nehir sularının azalmasına eşlik eden sağlığa uygun içme ve kullanma suyundaki azalmalar bozulan insan-doğa-çevre dengesiyle birlikte daha da vahim bir noktaya gerilemektedir.</p>
<p>Ormanların yanması, buzulların erimesi, denizlerin ısınması, iklim değişiklikleri, erozyonların yaygınlaşması, su baskınları, çamur taşıyan seller, asit yağmurları, balık türlerinin yok olması, çevre kirliliği dünyanın doğal ve tarihi dokusunu mahvetmektedir.</p>
<p>Bizim bir vatanımız, bir de dünyamız vardır.</p>
<p>Birisi olmadan diğerinin varlığı elbette anlamsızdır.</p>
<p>Hem vatanımızı hem de içinde yaşadığımız gezegenimizi düşünmek, sorunlarını dert etmek, payımıza düşen sorumlulukları yerine getirmek durumundayız.</p>
<p>Çünkü bizim milliyetçiliğimiz ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine saygıyı gerektirir.</p>
<p>Çünkü bizim milliyetçiliğimiz çevre duyarlılığıyla eş anlamlıdır.</p>
<p>Bir defa şu hususun altı kalın bir şekilde çizilmelidir:</p>
<p>İnsanlık küresel ısınmanın ağır problemleriyle muhataptır.</p>
<p>Türkiye’miz bundan bağımsız değildir.</p>
<p>Bugünümüzü düşünürken gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya mirası bırakmak hepimizin, tüm insanlığın ahlaki ve vicdani görevi olmalıdır.</p>
<p>Dünyanın sıcaklığı sistematik bir şekilde artış halindedir.</p>
<p>Güney Kutbu’nda bugüne kadar görülmemiş büyüklükte buzul parçaları koparak ana kütleden ayrılmaktadır.</p>
<p>Küresel ısınma denilen süreç, sera gazlarının atmosferde yoğun olarak artması sonucunda, yeryüzüne yakın atmosfer tabakaları ile yeryüzü sıcaklığının yükselişidir.</p>
<p>Küresel ısınmadan kaynaklı iklim değişikliği sonucunda milyarlarca insan sel, kasırga, kuraklık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıyadır.</p>
<p>Böyle giderse 2025 yılından itibaren 3 milyardan fazla insanın su kıtlığı yaşayacağı tahmin edilmektedir.</p>
<p>Yükselen deniz seviyeleri pek çok adayı yutma riski taşımaktadır.</p>
<p>Büyüklüğü 4,2 milyon kilometrekare olan Amazon’un bugüne kadar neredeyse yüzde 25’i yok olmuştur.</p>
<p>Kavurucu sıcaklar ve kuraklık tarımsal ürünlerin çeşidiyle birlikte miktarının da azalmasına yol açarak küresel açlık ve yoksulluk sorununu derinleştirecektir.</p>
<p>Önümüzdeki yıllarda su kaynakları, temel gıda maddeleri üzerinden küresel cepheleşme ve hatta sıcak çatışma ihtimali oldukça fazladır.</p>
<p>Yine yapılan tahminlere göre, denizlerin yükselmesinden kıyı kesimleri ciddi ölçülerde etkilenecek, deltalardaki tarım alanları, plajlar ve yat limanları belki de kullanılamaz hale gelecektir.</p>
<p>Türkiye’nin 27 ilinin deniz kıyısında olduğu düşünülürse, kıyı yapıları, balıkçılık, turizm gibi ekonomik ve ticari ilişkiler gelecekte öngörülemez zararlar görebilecektir.</p>
<p>Allah’ın verdiği nimetlerin doğru ve dengeli kullanılmamasından dolayı insanlık vahim felaketlerle yüz yüzedir.</p>
<p>Ülkemiz küresel ısınmanın, bununla mündemiç iklim değişikliğinin kuşku yok ki endişe verici sonuçlarına maruzdur.</p>
<p>İklim krizinin tesirlerini en aza çekmek için fosil yakıt kullanımını azaltmak, bunu ikame için yenilebilir enerji kaynaklarını yaygın ve yoğun olarak gündeme almak mecburiyetindeyiz.</p>
<p>Rüzgâr ve güneşi merkeze alan bir enerji dönüşümü, teknoloji içeriği yüksek bir sanayi gelişimini de beraberinde getirecektir.</p>
<p>Ayrıca güneş ve rüzgârdan elektrik üretim kapasitesinin artması sanayi üretimindeki değer zincirini önemli oranda büyütecektir.</p>
<p>Türkiye bu alanlarda zengindir, doğru planlama, doğru strateji ve doğru yatırımlarla mesela enerjideki dışa bağımlılığımız zayıflayacak, milli gelirimiz ilerleyen dönemlerde yükseldikçe yükselecektir.</p>
<p>Artık çevreyle dost ve barışık bir gelecek planlaması sadece Türkiye için değil, bütün ülkeler, bütün toplum ve milletler için hayati bir zorunluluktur.</p>
<p>Paris Anlaşması, iklim değişikliği konusunda yasal olarak bağlayıcı nitelikte uluslararası bir anlaşmadır.</p>
<p>12 Aralık 2015’te 196 ülke tarafından kabul edilmiş, Türkiye’de bu anlaşmaya 22 Nisan 2016’da imza atmıştır.</p>
<p>Müteakiben mezkur anlaşma, geçtiğimiz ay TBMM’de onay süreci tamamlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>
<p>Paris İklim Anlaşması sera gazı salınımın azaltılmasını, küresel sıcaklık artışını da yüzde 2’yle sınırlandırmayı, eğer mümkünse yüzde 1,5 derecenin altında tutmayı amaçlamaktadır.</p>
<p>İşte böyle bir tablo karşısında Roma’da, “İnsanlar, gezegen ve refah” sloganıyla 30-31 Ekim’de toplanan 16’ıncı G-20 Zirvesi’nde; salgın, ekonomik krizden çıkış ve iklim değişikliği masaya yatırılmıştır.</p>
<p>Hemen akabinde, 1 Kasım-12 Kasım tarihleri arasında İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ıncı Taraflar Konferansı” önemli bir küresel zirve olarak kayıtlara geçecektir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle Roma’da muhatap devlet veya hükümet başkanlarıyla verimli, yararlı ve art niyetlileri sukutu hayale uğratacak temaslar kurmuştur.</p>
<p>ABD Başkanı Biden ile 1 saat 10 dakikalık görüşmesi, bu görüşmede iki ülke ilişkilerini güçlendirmek ve geliştirmek için ortak mekanizma oluşturulması konusunda mutabık kalınması, NATO ve stratejik ortaklığa vurgu yapılması bize göre değerlidir.</p>
<p>Bundan sonra kimin samimi kimin maskeli olduğu daha da gün yüzüne çıkacaktır.</p>
<p>Türkiye ile ABD arasındaki köprülerin atılması iki ülkenin aleyhinedir.</p>
<p>Ortak akılla, dahası karşılıklı çıkarlara ve egemenlik haklarına saygıyla kökleşmiş sorunların çözümü mümkündür.</p>
<p>Müttefiklik yalnızca lafta kalacak, yalnızca zirve toplantılarında hatırlanacak bir ilişkiler mecmuu değildir.</p>
<p>En azından bizim bakış açımız bu değildir.</p>
<p>İki ülke arasında siyasi, ekonomik ve ticari diyalogların artırılması, sevsek de sevmesek de herkesin çıkarına uygundur.</p>
<p>Türkiye dostluğuyla aranan, duruşuyla anıtlaşan bir ülkedir.</p>
<p>Uluslararası alanda edineceğimiz mevkii, elimizdeki stratejik, jeopolitik, beşeri, ekonomik, kültürel, tarihi ve askeri milli imkânları kullanabilme kabiliyetimizle sınırlıdır.</p>
<p>Gücümüz bu mevcudiyeti harekete geçirebildiğimiz kadardır.</p>
<p>Bu imkân ve yetenekleri konjonktürün verdiği fırsatlar içinde değerlendiremeyen ülkelerin sahip oldukları potansiyelleri yalnız başına bir anlam taşımayacaktır.</p>
<p>Dinamik ve devam eden süreçlerden oluşan uluslararası ilişkiler ağı, gücünü harekete geçiremeyen ülkelerin atalete sürüklenmesini kaçınılmaz hale getirmektedir.</p>
<p>Bu nedenle, küresel boyutta müdahalelere ve aktörlüğe heveslenen ülkelerin yalnızca niyetleri yeterli değildir, imkânlarının elverişli ve uyumlu olması da uluslararası ilişkiler mekaniğinin sarih bir gerçeğidir.</p>
<p>Tarih, yanlış hevesler ve dürtülerle, milli imkânlarını küresel kargaşada heba etmiş, itibar kaybetmiş ülkelerin beyhude hamleleriyle doludur.</p>
<p>Bu itibarla dünya çapında kurulan ilişkilerin gerçek güçle orantılı olacak şekilde muadiliyet, denge, istikrar, hakkaniyet, mütekabiliyet, saygı ve işbirliği üzerine bina edilmesi esas olmalıdır.</p>
<p>Bunlar yapılırken de en önemli husus, diplomasinin ve uluslararası ilişkilerin ciddiyet taşıdığının bilinmesi, bir milletin şeref ve haysiyetinin temsil edildiğinin şuurunda olunmasıdır.</p>
<p>Çok şükür Türkiye uluslararası zirve toplantılarında, ikili ya da çoklu görüşmelerde şerefle ve şuurla temsil edilmekte, milli haklarımızdan, milli kararlılığımızdan en küçük taviz verilmemektedir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışıyla, bu gelişmelerden memnuniyet duymaktadır.</p>
<p>Ülkemizdeki yabancı hayranlarının içi kan ağlasa da, sırtını taşeron arayan dış güçlere yaslamak için ortam kollayan zavallıların yüzleri asılsa da her şey ortadadır. Zira Güneşi balçıkla sıvamak akıl karı değildir.</p>
<p>Türkiye’yi küçük görenlerin, küçümseme yanlışına düşenlerin, bizden bir şey olmaz diyenlerin ya kanında bir bozukluk ya da karakterinde bir bodurluk vardır, bizim nazarımızda durumları hiç de iç açıcı değildir.</p>
<p>Roma’da başımız eğik olsaydı, CHP mutlu olurdu.</p>
<p>Kiralık kalemler, sözde aydınlar, kripto alçaklar kaşık alıp oynamaya bile başlarlardı.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızla ABD Başkanı Biden arasındaki görüşmeyi hazmedemeyen odaklar, bu defa da söz konusu görüşmeyle ilgili Beyaz Saray açıklamasına sığınarak karşımızdaki manzaranın hiç de iddia edildiği gibi olmadığını ileri sürmüşlerdir.</p>
<p>Biden’in, savunma ortaklığı ve Türkiye’nin NATO müttefikliğinin altını çizdiği, S-400 satın alınmasına ilişkin ABD’nin endişelerini not ettiği, güçlü demokratik kurumların önemini, insan haklarına saygıyı, barış ve refah için hukukun üstünlüğünü vurguladığı Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada ifade edilmiştir.</p>
<p>Bunlar ABD’nin görüşüdür, şu anki yönetiminin Türkiye’ye muhabbet beslemediği de açıktır.</p>
<p>Biz hiç kimsenin övgüsüyle, taltifiyle, talimatıyla, tahkimatıyla olmadık, bugünlere gelmedik.</p>
<p>ABD yönetimi bilmiyorsa söyleyeyim, Türkiye insan haklarına onlardan çok daha fazla saygılıdır, yargı bağımsızlığımıza müdahale için Kavala bildirisi hazırlayan bu ülkenin sahip olmadığı kadar hukukun üstünlüğü bu ülkede hakimdir, havidir.</p>
<p>S-400 konusu ise egemenlik sınırlarımız içindedir, hiç kimsenin bu konuda Türkiye’ye ayar verip istikamet çizme densizliği cevapsız bırakılmayacaktır.</p>
<p>Mühim olan Türkiye’nin ne dediği, ne yaptığı, bilahare muhatap ülkeyle hangi konularda uzlaşma sağlandığı, diyaloglardaki yapıcı ve pozitif havadır.</p>
<p>Türkiye’nin ABD’nin terör örgütleriyle yakın ilişki ve bağlantısı hakkında üzüntü ve kaygılarını paylaşmasının ne hikmetse üzeri örtülmek istenmektedir.</p>
<p>ABD’nin fiili ortak veya kara gücü olarak seçtiği terör örgütleri bumerang gibidir, günü geldiğinde tutan elleri de yaralayacaktır.</p>
<p>Biden’den çok Biden’cı kesilenler; Türkiye’ye yuvalanmış Washington lobisidir, emperyalizmin lekeli yüzleridir, iki taraflı çalışan ajanlardır.</p>
<p>Kaldı ki, Sayın Erdoğan ile Biden’ın görüşüp görüşmeyeceğinin günlerce çetelesini tutanların, Sayın Cumhurbaşkanı’nın beyanatlarından ziyade ABD’nin açıklamalarına kulak kabartanların işin özünde kimlerin hesabına çalıştıkları fazla söze yer bırakmadan deşifre olmuştur.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Zirvesi’nde sonra kaynatılan dedikodu kazanı şimdi zilletin başına kaynar su olarak dökülmüş, alayını birden yakıp kavurmuştur.</p>
<p>Bu çevreler, 18 Ekim bildirisinin tarafı olan büyükelçilerin geri adımlarını tevil maksadıyla, yok Türkçesi böyleydi, yok İngilizcesi şu anlama geliyordu diyerek kendi kendilerini yiyip bitirmişlerdir.</p>
<p>Geçin bunları geçin, Türkiye’nin geri adımı, milli tezlerinden ödünler vermesi tökezlemesi, tarihi mücadelede geriye düşmesi demektir, bu da Allah’ın izniyle olmayacak, görülmeyecek ham bir hayalden ibarettir.</p>
<p>Başımız dik, sözümüz doğru, duruşumuz sağlam, hedeflerimiz büyüktür. Çünkü biz Türkiye’yiz, çünkü biz Türk milletiyiz.</p>
<p> </p>
<p>Değerli Milletvekilleri,</p>
<p>Türkiye’nin terörle mücadelesi bekasının gereği, istiklal ve istikbalinin güvencesidir.</p>
<p>Terörle huzur arasında üçüncü bir seçenek yoktur.</p>
<p>Ya, karşımızdaki bölücü terör cephesi Türkiye’nin birlikte yaşama iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve iç çatışma sürecine itecektir.</p>
<p>Ya da, Türkiye Cumhuriyeti devleti, bütün milli güç unsurlarıyla ayağa kalkarak bu saldırılara ve destekçilerine gereken cevabı vererek bu ihanetin belini kıracaktır.</p>
<p>Bunun başka yolu ve yordamı kalmamıştır.</p>
<p>Vatanını seven hiç kimsenin tepkisiz kalamayacağı, suskun duramayacağı; hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği terör eylemleri karşısında, ne öne sürülecek bahaneler, ne de mazeret olacak gerekçeler meselenin vahametini azaltmayacaktır.</p>
<p>Son günlerde peşpeşe aldığımız şehit haberleri hepimizi üzmektedir.</p>
<p>Bu vesileyle aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağolsun diyorum.</p>
<p>Tedavi gören gazilerimize şifalar diliyorum.</p>
<p>Şunu iyi bilmek lazımdır ki, şayet biz bölücü terör örgütünün üzerine üzerine gitmezsek onlar silahlarıyla, bombalarıyla, hain planlarıyla bize gelecekler.</p>
<p>Biz gördüğümüz yerde vurmazsak, onlar bizi vuracaklar.</p>
<p>Teröristlerin kökünü kurutamazsak, onlar Türkiye’yi kurcalaya kurcalaya kundaklayacaklar.</p>
<p>Türkiye, teröre karşı savunmada değil taarruzdadır, üredikleri, beslendikleri, palazlandıkları bataklıkları A’dan Z’ye temizlemek hayat memat meselesidir.</p>
<p>Bu kanlı sayfa mutlak surette kapatılmalı, eşkıyanın fermanı yırtılıp atılmalıdır.</p>
<p>Bunu yapacak güç bizde vardır, iman vardır, inanmışlık vardır, kararlılık vardır, fedakarlık vardır, kahramanlık vardır ve destansı şekilde kıyamdadır.</p>
<p>Hepinizin bizatihi şahit olup destek verdiğiniz sınır ötesine asker göndermeyi esas alan Irak ve Suriye tezkeresi 26 Ekim 2021 Salı günü TBMM’de görüşülerek kabul edilmiştir.</p>
<p>Türkiye’nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan menfur gelişmeler ve süregiden çatışmalar kuşkusuz milli güvenliğimiz açısından aşırı riskler taşımaktadır.</p>
<p>Irak’ta PKK ve DEAŞ terör örgütlerinin melun varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölge barışına, bölge istikrarına ve milli bekamıza doğrudan tehdit saçmaktadır.</p>
<p>Suriye’nin sınırlarımıza yakın alanlarında PKK-PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere, yuvalanan diğer terör örgütlerinin milli güvenliğimize ve sivillere yönelik suikast ve eylemleri artarak devam etmektedir.</p>
<p>Türkiye’nin milli güvenliğini hedef alan terör saldırılarına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri alması hakkıdır.</p>
<p>Tezkere oylamasında CHP ile HDP hayır demiş, İP çok az sayıda milletvekiliyle evet oyu kullanmıştır.</p>
<p>Diyeceğim odur ki CHP, HDP ile ele ele tutuşarak, sınır ötesine asker gönderilmesine, terörle mücadelenin devamına, ihanetin tepelenmesine hayır demiştir.</p>
<p>Bilfarz, Irak ve Suriye tezkeresi CHP ve HDP’nin istediği gibi reddedilmiş olsaydı, sınır ötesinde terör örgütleriyle mücadele eden Türk askeri geri çekilecek, güney sınırlarımız boydan boya terörizmin kontrolüne girecekti.</p>
<p>CHP, tarihin yanlış yerinde durmakla kalmamış, Türkiye’nin de karşısında resmen ve belgeli şekilde konuşlanmıştır.</p>
<p>Geldiğimiz bu aşamada, CHP ile HDP, İP’in teşvikiyle tek bünyede birleşmiş, PKK’nın siyasetteki kolonları haline gelmişlerdir.</p>
<p>Sorarım sizlere, bu olup bitenler zillet değil midir?</p>
<p>Bu rezil ittifak düşmanın ileri karakolu olarak görülmeyecek midir?</p>
<p>CHP, HDP’yle birlikte tezkereye hayır, PKK’ya evet demiştir.</p>
<p>Türkiye’ye hayır, Türk ve İslam düşmanlarına evet demiştir.</p>
<p>Şehitlere hayır, gazilere hayır, milli haysiyete hayır, teröristlere evet demiştir.</p>
<p>Milli birlik ve dayanışma ruhuna hayır, bölücülüğe ve bölünmeye evet demiştir.</p>
<p>Türk askerine hayır, Türkiye karşıtlarına evet demiştir.</p>
<p>CHP yönetimi, tarihi çizgisine hayır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hayır, Milli Mücadele’ye hayır, hıyanete ve husumete evet demiştir.</p>
<p>Ey Kılıçdaroğlu artık geri dönüş yolların tümden kapanmıştır, geçmiş olsun sana, kendini de yaktın, partini de ateşe attın.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, geçen haftaki grup konuşmasında diyor ki; “Yabancı askerler bu tezkerede var, yabancı askerler Türkiye’ye geliyor. Yabancı askerlerin potinlerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin topraklarında istemiyoruz.”</p>
<p>Hiç kimsenin topraklarımızı çiğnediği, çiğnemeye cüret edeceği falan yoktur. Bu iddia kuyruklu yalandır.</p>
<p>Tezkerede bulunan “yabancı askerlerin Türkiye’de bulunması” ifadesi ülkemizin DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun Türk üslerinden yararlanmasına imkan tanımaktadır. Meselenin özü sadece budur.</p>
<p>Aynı ifadeler 8 Ekim 2019, 7 Ekim 2020 tarihlerinde TBMM’de görüşülen tezkere metinlerinde de yer almıştır.</p>
<p>O zamanki CHP, yabancı asker ayrıntısını büyütmemiş, tezkere oylamalarında evet tercihini kullanmıştı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, geçen haftaki grup toplantısında bize soru sormuş ve şöyle demiş:</p>
<p>“Bu yabancı askerler kim? Söyle bakalım; milliyetçi sen misin, biz miyiz?”</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, bu sorunun cevabını öncelikle sen vermelisin.</p>
<p>Kaldı ki bu sorunun muhatabı esasen sensin, zira aynı mahiyetteki tezkerelere geçmişte evet diyen bir şahsiyetsin.</p>
<p>Milliyetçiliğine gelince, sevsinler senin gibi milliyetçiyi.</p>
<p>Bizim milliyetçiliğimizi anlaman için kırk fırın ekmek yesen de nafile, bizim liglerimiz farklı, sen çoktan küme düşmüşsün, biz ise milletin gönlündeyiz, tarihin izindeyiz, ecdadın emanetçisiyiz, Türk asırlarının varisleriyiz.</p>
<p>Sen PKK’nın tutsağı, biz de milletin meftunu, yılmaz hizmetkarıyız.</p>
<p>Peki şimdi ne oldu? Geride kalan iki tezkerede sorun olmayan bir ifade bugün neden gündeme taşınıp istismar ediliyor?</p>
<p>Çünkü HDP’nin dayatmasına CHP boyun eğmiştir.</p>
<p>Çünkü PKK’nın tebliğ ettiği dağ emri, emperyalizmin talimat listesi CHP’nin iradesini boyunduruk altına almıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Kurtuluş Savaşı geleneğinden gelen bir parti olduklarını, dokularında Kurtuluş Savaşı olduğunu söylüyor.</p>
<p>Bugünkü CHP, Kurtuluş Savaşı yıllarında olsaydı, yeri ve siperi kesinlikle düşmanın yanında olur, işbirlikçiliğin kitabını yazar, sonra da hepsi birden 150’liklerin arasına girerdi.</p>
<p>CHP Genel Başkanı, köşeye sıkıştıkça ağzından çıkanı kulağı duymayacak kadar şuur kaybı içindedir.</p>
<p>Diyor ki, tezkereye evet deseydik, Cumhuriyet’e ihanet etmiş olurduk.</p>
<p>Zavallı iyice şaşırdı, iyice su kaynattı, şanzımanı dağıttı, istikameti hepten şaştı.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, ortağın İYİ Parti de ihanet etti mi?</p>
<p>Bunu onların yüzüne karşı söylemeyi düşünüyor musun?</p>
<p>İhanet edenlerle yol yürümek fıtratında mı vardır, mayan mı böyledir?</p>
<p>Sana göre Cumhuriyet nedir? İhanet ne anlama gelmektedir?</p>
<p>Tezkereye hayır demekle asıl vatana, millete ve Cumhuriyet’e katmerli ihanet eden sensin ve siyasi zihniyetindir.</p>
<p>Eline avucuna düştüğün HDP, Cumhuriyet Bayramı’nı bile kutlamadı, Aziz Atatürk’ü ağzına almaya tenezzül dahi etmedi.</p>
<p>CHP yoğun bakımdadır, şiddetli iç kanama geçirmektedir, bugünkü yönetiminin devamı halinde bitkisel hayata mahkum olması yakındır.</p>
<p>CHP-HDP ikiz kardeştir, ihanet beşiğinde PKK’nın, Türkiye düşmanlarının dokunuşuyla sallandıkları açıktır.</p>
<p>CHP bunları yapıyorken, tezkereye evet demenin sancılarını yaşayan İP Başkanı, soluğu Siirt Kurtalan’da almıştır.</p>
<p>Ve karşısına çıkan bölücü bir alçağın, “burası Kürdistan’dır” bühtanına tek kelime edememiştir.</p>
<p>Yazıklar olsun, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları dahilinde Kürdistan diye bir yer yoktur, asla da olmayacaktır, gerekirse şehit oluruz, gerekirse şahit oluruz, ama üniter milli devletimizi asla parçalatmayız, asla böldürmeyiz, Kürdistan fitnesine bedenlerimizle direnir, Bozkurt gibi karşı dururuz.</p>
<p>Paris’te yaptığı açıklamayla İP Başkanı’nı tamamlayan, Anayasa Mahkemesi’nin lehine hak ihlali kararı verip Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkum ettiği şerefsiz bir bölücü aynen şöyle şunları söylemiş:</p>
<p>“Siirt Kürdistan’dır. İşgalciler bilmelidir ki, şu an üzerinde misafir oldukları yeri ya Kürdistan olarak kabul edecekler ya da gelecekte Kürdistan’a komşu olacaklar.”</p>
<p>Osman Baydemir isimli terörist, gelsin de bu sözleri Türkiye’de söylesin, uzaktan konuşması kolay, yüreği varsa karşımıza çıksın da Siirt Kürdistan’dır desin.</p>
<p>Görüyorsunuz, Anayasa Mahkemesi kimlerin yanında duruyor, kimlerin kılıcını hak ihlali kisvesi altında utanmadan, sıkılmadan sallıyor.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Cumhuriyeti adı ile temsil edilen siyasi, beşeri, fiziki, kültürel ve ekonomik coğrafyayı; Türk milli kimliğinde vücut bulmuş milletimizi bir ve bütün olarak korumaya yemin etmiş siyasi bir anlayışın temsilcisidir.</p>
<p>Çağdaş bir devlet olabilme, müreffeh ve medeni bir millet haline gelebilme, bireysel hak ve hukuka insaniyetin ulaştığı evrensel ölçülerde sahip olabilme hedefi elbette önceliklerimizdir.</p>
<p>Ancak partimiz bu hedeflerin üstünde bir kavrayışla, milli değerlerin ve milli bekanın korunmasını vazgeçilmez varlık sebebi, hatta kutlu bir vatan görevi olarak ele almaktadır.</p>
<p>Kimliksiz ama demokrat, kişiliksiz ama özgür, birey olmuş ama milletsiz, vatandaş ama vatansız; içi boşaltılmış, değer taşımayan, geride kalan alt kimlik ve kültürlerine yeniden sığınmış ‘yitik toplum’ modelini Türk milletinin sineye çekmesi mümkün değildir.</p>
<p>Birileri millet kimliği dışında yeni arayışlar ve tanımlar talep ediyor diye milleti bu yapay talepler üzerinden yeniden adlandırmak; devleti bu taleplere göre yeniden tanzim etmeyi planlamak emsali görülmemiş bir yıkım olacaktır.</p>
<p>Milleti oluşturan ana gövdeden kimliklerin kaşınarak parçaların kopartılması, oluşmuş bir milleti sosyolojik anlamda geriye götürecek, boy ve kabilelere dönüştürerek ilkel, geri ve ırkçı bir akıbeti doğuracaktır.</p>
<p>Türk milletinin en büyük güç kaynağı tarihin her döneminde koruduğu ve yücelttiği milli birliği ve kardeşliğidir.</p>
<p>Gösterilen mücadele ve kahramanlığa rağmen 37 yıldır dağlarda devam eden eşkıyalığı, bir kimlik talebi gibi algılayıp birlikte yaşama ülküsünün zayıfladığına yorarak Kürdistan nifakını seslendirmek tarihi bir ihanettir.</p>
<p>Kim ne söylerse söylesin, biz her vatandaşımızı büyük Türk milletinin saygıdeğer bir evladı olarak görmeye sonuna kadar devam edeceğiz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin ayrılmada, bölünmede, çözülmede, dağılmada, ayrışmada, farklılaşmada mutabakat araması mümkün değildir.</p>
<p>Büyük Türk milletinin, üzerine oynanan kirli oyunları, engin sağduyusu, birlik ve dayanışma ruhu ve geleceğine sahip çıkma şuuruyla bozacağına olan inancımız tamdır.</p>
<p>Türkiye’nin etnik kutuplaşmalara ve kardeş kavgalarına sürüklenmesini amaçlayan tahrikler karşısında Türk milleti bir bütün olarak ayağa kalkacaktır.</p>
<p>Partimiz, milli bekanın devamında mutlaka gerekli ve zorunlu olduğuna inandığı “tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek dil” ülkümüzü tartışmaya açacak gelişmelere sonuna kadar karşı çıkacak, karşı olacak, karşı duracak, karşı koyacaktır.</p>
<p>Her milliyetçinin bütün benliği ile savunduğu bu ilkeler başka hesaplar içinde olanlar açısından dikkat edilmesi gereken hususlardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin terör ve bölücülük konusundaki duruşu ve bu hususta kimseyle tartışmayacağı kırmızıçizgileri herkes tarafından çok iyi bilinmelidir.</p>
<p>Milli meselelerde nerede durduğumuz bellidir, milli vicdanda tescil edilmiştir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, herkesi vatan ve millet sevgisi etrafında, siyasi kaygıların üstünde bir gönül birliğine, muhalefeti de iflah olmaz yanlışlarından bir an evvel dönmeye davet etmektedir.</p>
<p>Hiçbir siyasi düşünce, hedef, iktidar amacı veya projesi, Türkiye’nin birliğinden, dirliğinden, kardeşliğinden daha önemli, daha öncelikli olamayacaktır.</p>
<p>Buradan Türkiye’ye karşı ihanet yolunu seçen, Türk milletinin kardeşliğini yıkarak amaçlarına ulaşacaklarını zanneden mihraklara bir gerçeği yeniden hatırlatmayı yararlı görüyorum:</p>
<p>Hiç kimse Türk milliyetçilerinin vatan sevgisinden kaynaklanan sorumlu, soğukkanlı ve aklıselim tutumuna bakarak, başka anlamlar çıkarmamalı, altından kalkamayacakları hesap hatalarına düşmemelidir.</p>
<p>Tek bir taşımızdan, tek bir insanımızdan, tek bir değerimizden, tek bir milli servetimizden vazgeçmeyiz, bunlara göz dikenlerin de gözünü oymasını biliriz.</p>
<p>CHP Genel Başkanı ve arkadaşlarının sonu gelmeyen kimlik arayışları ve bölücüleri meşru gören gafletleri; terör örgütünün ümit ve cesaret kaynağının kimler olduğunu belgeleyen somut veriler olarak karşımızdadır.</p>
<p>Tezkere oylaması bu hususta ki en çarpıcı delildir.</p>
<p>Milletleşme sürecini durdurarak, geriye döndürerek, sekteye uğratarak gelişmiş, kalkınmış, demokratikleşmiş, hatta ayakta kalmış bir ülkeye henüz rast gelinmemiştir.</p>
<p>Türklük tarih içerisinde çok ağır bedeller ödenerek kazanılmış milli kimliktir.</p>
<p>Milletine mensubiyet duyan hiçbir vatan evladı, bu değerin örselenmesine sessiz ve seyirci kalmayacaktır.</p>
<p>Ve unutulmasın ki cumhurun uyanan, doğrulan iradesi bunun hesabını müsebbiplerinden er geç soracaktır.</p>
<p>İhanete çanak tutanlar, buna yardım ve yataklık yapanlar bedelini mutlaka ödeyeceklerdir.</p>
<p>Buradan zillet ittifakını uyarmayı milli bir görev addediyorum. Girdiğiniz yol tehlikelerle doludur.</p>
<p>Ulaşılacak sonuç Anayasamızın değişemeyecek maddelerini değiştirmeye yönelik girişim olup “vatana ihanet”le eşdeğerdir.</p>
<p>CHP-İP-HDP ve diğer zillet yedeklerinin Serv sevdalısı olarak karşımıza geçmesine Türk milleti tahammül etmeyecek, zillete tamam demeyecek, Allah’ın izniyle sahnelenen oyunu bozacaktır.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.</p>
<p>DEVLET BAHÇELİ</p>
<p>MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI</p>
<p>Kaynak:https://www.ulkuocaklari.org.tr/blog/i/liderimiz-sayin-devlet-bahceli-beyin-021121-tarihli-grup-konusmalari</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeniekipgazetesi.com/devlet-bahceli-beyin-grup-konusmalari-h22423.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
